Bir sanığın, bir kamu kurumunun maddi varlığı olan sahte kimlik ve sahte plaka kullanarak dolandırıcılık yaptığı bir olayda, Asliye Ceza Mahkemesi'nin yargılamaya devam ederek hüküm kurması, Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 2013/17937 sayılı kararına göre neden hukuka aykırıdır? Bu durumda Asliye Ceza Mahkemesi'nin vermesi gereken doğru karar ne olmalıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #122874

Asliye Ceza Mahkemesi'nin bu olayda yargılamaya devam ederek hüküm kurması, 'görev' kurallarının ihlali nedeniyle hukuka aykırıdır. Ceza muhakemesinde görev kuralları, kamu düzenine ilişkindir ve mahkemeler tarafından yargılamanın her aşamasında re'sen (kendiliğinden) dikkate alınmalıdır. Olayda, sanığın eylemi, sahte kimlik (Nüfus Müdürlüğü'nün maddi varlığı) ve sahte plaka (Trafik Tescil Şube Müdürlüğü'nün maddi varlığı) kullanılarak işlendiği için, TCK m. 157'deki basit dolandırıcılık suçunu değil, TCK m. 158/1-d'de düzenlenen 'kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle' işlenen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturma ihtimali çok yüksektir. 5235 sayılı Kanun'un 12. maddesi uyarınca, TCK m. 158'de düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçlarına bakma görevi, Asliye Ceza Mahkemelerine değil, 'Ağır Ceza Mahkemeleri'ne aittir. Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin ilgili kararında da vurgulandığı gibi, Asliye Ceza Mahkemesi, önüne gelen bir davada, eylemin daha ağır bir suçu, yani Ağır Ceza Mahkemesi'nin görev alanına giren bir suçu oluşturma ihtimalini gördüğü anda, yargılamaya devam edemez. Bu durumda Asliye Ceza Mahkemesi'nin vermesi gereken doğru karar, CMK m. 4 ve 5 uyarınca 'görevsizlik kararı' vererek, dosyayı görevli ve yetkili Ağır Ceza Mahkemesi'ne göndermektir. Yargıtay'ın belirttiği gibi, eylemin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir etme ve bu konuda nihai kararı verme yetkisi, üst dereceli görevli mahkeme olan Ağır Ceza Mahkemesi'ne aittir. Asliye Ceza Mahkemesi'nin bu kuralı ihlal ederek yargılamaya devam etmesi, en temel usul kurallarından olan görev kuralına aykırılık teşkil ettiği için mutlak bir bozma nedenidir.