Bir sanığın, bir suç işleme kararının icrası kapsamında, farklı zamanlarda, hem TCK m. 161/1-a ('malların kaçırılması') hem de TCK m. 161/1-b ('defterlerin gizlenmesi') bentlerini ihlal ederek hileli iflas suçunu işlemesi durumunda, ceza hukuku açısından tek bir suç mu, yoksa birden fazla suç mu oluşur? Bu durumda, TCK m. 43/1'de düzenlenen 'zincirleme suç' hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağını, Yargıtay 23. Ceza Dairesi'nin 2016/8597 sayılı kararındaki yaklaşımı da dikkate alarak tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #122871

Bu durumda, ceza hukuku açısından 'tek bir' hileli iflas suçu oluşur. Hileli iflas suçu (TCK m. 161), kanunda sayılan birden fazla hareketle işlenebilen 'seçimlik hareketli' bir suçtur. Yani, failin kanunda sayılan (a), (b), (c) veya (d) bentlerindeki hareketlerden herhangi birini yapması, suçun oluşumu için yeterlidir. Bu hareketlerin birden fazlasını yapması, birden fazla suç işlediği anlamına gelmez; sadece tek bir hileli iflas suçunu, birden fazla hareketle işlemiş olur. Ancak, failin bu seçimlik hareketleri, 'bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda' birden fazla kez gerçekleştirmesi, 'zincirleme suç' hükümlerinin (TCK m. 43/1) uygulanmasını gündeme getirir. Zincirleme suç, aynı suçun, aynı mağdura karşı (hileli iflasta mağdur genellikle alacaklılar topluluğudur), farklı zamanlarda birden fazla kez işlenmesi durumunda, faile tek bir ceza verilmesini ancak bu cezanın belirli bir oranda (dörtte birinden dörtte üçüne kadar) artırılmasını öngörür. Yargıtay 23. Ceza Dairesi'nin 2016/8597 sayılı kararında da bu yaklaşıma işaret edilmiştir. Kararda, sanığın 'farklı zamanlarda 5237 Sayılı TCK’nın 161/1-a ve b bentlerini ayrı ayrı ihlal etmek suretiyle, bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda şirket alacaklılarına karşı aynı suçu birden fazla işlemesi sebebiyle TCK’nın 43/1. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği' belirtilmiştir. Yani, sanığın önce mal kaçırması, bir süre sonra bu işlemi gizlemek için defterleri yok etmesi, daha sonra başka bir malı daha kaçırması gibi eylemler, tek bir hileli iflas suçunun zincirleme şekilde işlenmesi olarak kabul edilir. Bu nedenle, faile her bir eylem (mal kaçırma, defter gizleme) için ayrı ayrı ceza verilmez. Tek bir hileli iflas suçundan temel bir ceza belirlenir ve bu ceza, TCK m. 43/1 uyarınca artırılarak sonuç cezaya ulaşılır. (Yargıtay ilgili kararda, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmamasını bir eksiklik olarak görmüş, ancak sanık aleyhine bir durum yarattığı ve aleyhe temyiz olmadığı için bozma nedeni yapmamıştır.)