5237 sayılı TCK'nın 8. maddesi, suçun işlendiği yeri belirlerken 'hareketin yapıldığı yer', 'netice' ve 'kısmen işlenme' kriterlerini benimseyen 'karma sistem'i kabul etmiştir. İnternet üzerinden işlenen bir hakaret suçunda, failin ABD'de, mağdurun ise Türkiye'de (Ankara) bulunduğu bir olayda, suçun işlendiği yer neresi kabul edilmelidir? Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 'suç yurtdışında işlenmiştir' gerekçesiyle verdiği KYOK'u, Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2017/13438 sayılı kararı neden hukuka aykırı bulmuştur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #122870

İnternet üzerinden işlenen hakaret gibi 'mesafeli' veya 'kesintisiz' suçlarda, suç yerinin tespiti karmaşıktır. TCK m. 8'deki 'karma sistem'e göre, suç yeri hem hareketin yapıldığı yer hem de neticenin gerçekleştiği yer olabilir. İnternet üzerinden yapılan bir hakaret eyleminde: * **Hareketin yapıldığı yer:** Failin hakaret içerikli mesajı yazdığı ve internete yüklediği yerdir (somut olayda ABD). * **Neticenin gerçekleştiği yer:** Hakaret içerikli mesajın, mağdur tarafından öğrenildiği, algılandığı ve mağdurun şeref ve saygınlığının zedelendiği yerdir (somut olayda mağdurun bulunduğu Türkiye/Ankara). TCK m. 8, 'neticenin Türkiye'de gerçekleşmesi halinde suç, Türkiye'de işlenmiş sayılır' demektedir. Hakaret suçunda netice, mağdurun hakareti öğrenmesiyle gerçekleşir. Mağdur Türkiye'de olduğu için, netice Türkiye'de gerçekleşmiştir ve bu nedenle suç, Türk kanunlarına göre 'Türkiye'de işlenmiş' kabul edilmelidir. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2017/13438 sayılı kararı, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 'suç yurtdışında işlenmiştir' gerekçesini tam da bu nedenle hukuka aykırı bulmuştur. Savcılık, sadece hareketin yapıldığı yeri (ABD) dikkate alarak hatalı bir yorum yapmıştır. Oysa TCK m. 8'e göre, neticenin Türkiye'de gerçekleşmesi, suça Türk yargısının bakması için yeterlidir. Suç Türkiye'de işlenmiş sayıldığı için, artık TCK'nın 11. ve 12. maddelerinde düzenlenen 'yurtdışında işlenen suçlara' ilişkin özel kovuşturma şartlarının (failin Türk vatandaşı olması, Adalet Bakanı izni vb.) aranmasına gerek yoktur. Yargıtay, suç yerinin 'mesajların ulaştığı müşteki adresi' olduğunu belirterek, neticenin gerçekleştiği yerin esas alınması gerektiğini ve bu nedenle suçun Türkiye'de işlenmiş sayılması gerektiğini vurgulamış, bu gerekçeyle KYOK'a yapılan itirazın kabul edilmesi gerekirken reddedilmesini kanun yararına bozma sebebi saymıştır.