Bir hukuk davasında tarafların, HMK m. 313 uyarınca mahkeme huzurunda sulh olmaları ve mahkemenin bu sulhe göre karar vermesi durumunda, bu sulh sözleşmesinin 'irade bozukluğu veya aşırı yararlanma (gabin)' hallerinde iptali istenebilir mi? (HMK m. 315/2). Bu durumda açılacak iptal davasının hukuki niteliği ve görevli mahkeme ne olacaktır?
Evet, HMK m. 315/2, bu duruma açıkça izin vermektedir. Her ne kadar mahkeme içi sulh, kesin hüküm gibi sonuç doğursa da, özü itibarıyla Borçlar Hukuku'na tabi bir 'sözleşme'dir. Bu nedenle, tüm sözleşmeler gibi, taraflardan birinin iradesini sakatlayan hallerin (hata, hile, korkutma - yanılma, aldatma, ikrah) veya aşırı yararlanma (gabin) durumunun varlığı halinde iptali istenebilir. HMK m. 315/2, bu genel kuralı teyit ederek, mahkeme içi sulhün de bu irade sakatlığı hallerine karşı korumasız olmadığını belirtir. Sulh, kesin hüküm gibi sonuçlar doğurduğu için, bu hükmün ortadan kaldırılması, ancak ayrı bir dava ile mümkündür. **Açılacak Davanın Hukuki Niteliği:** Bu dava, bir 'yargılamanın iadesi' davası değildir. Çünkü yargılamanın iadesi sebepleri CMK ve HMK'da sınırlı olarak sayılmıştır ve irade bozukluğu bu sebepler arasında yer almaz. Açılacak dava, sulh sözleşmesinin temelindeki irade beyanının sakat olduğunu tespit ettirerek, bu sözleşmeyi ve ona dayanan mahkeme kararını (veya sulh tutanağını) ortadan kaldırmayı amaçlayan, kendine özgü (sui generis) bir 'iptal davası'dır. Bu dava, Borçlar Hukuku'ndaki sözleşmenin iptali davasının usul hukukuna yansımış bir şeklidir. **Görevli Mahkeme:** Bu iptal davası, sulhün yapıldığı ve kararın verildiği 'aynı mahkemede' açılmalıdır. Çünkü dava, o mahkemenin kararıyla sonuçlanan bir yargılamanın temelini oluşturan bir usul işleminin (sulhün) geçerliliğini sorgulamaktadır. Davanın tarafları, sulh sözleşmesinin taraflarıdır. Davacı, iradesinin sakatlandığını iddia eden taraf, davalı ise sulhün diğer tarafıdır. Mahkeme, yapacağı yargılama sonucunda irade bozukluğunun varlığını tespit ederse, sulh sözleşmesini ve dolayısıyla sulhe dayalı olarak verdiği önceki kararını iptal eder ve ilk davaya kaldığı yerden devam edilmesine karar verir.