5237 sayılı TCK'nın 11. maddesi, bir Türk vatandaşının yurtdışında işlediği suçtan Türkiye'de yargılanabilmesi için 'Türkiye'de bulunması'nı bir kovuşturma şartı olarak aramaktadır. Bu şartın, TCK m. 12'de yabancılar için de aranmasının ardındaki ortak hukuki gerekçe nedir? TCK m. 14'te ise 'kovuşturma' açılması için failin yurtdışında olması halinde 'seçimlik ceza' durumunda kovuşturma açılamayacağı belirtilmiştir. Bu iki madde arasında bir çelişki var mıdır? Amaçlarını karşılaştırınız.
Hem TCK m. 11 (vatandaşlar için) hem de TCK m. 12'de (yabancılar için) aranan 'failin Türkiye'de bulunması' şartının ardındaki ortak hukuki gerekçe, ceza muhakemesinin temel ilkeleri olan 'yüz yüzelik', 'doğrudan doğruyalık' ve 'savunma hakkının etkin kullanılması'dır. Türkiye'de bulunmayan bir sanık hakkında gıyabında yargılama yapılması, sanığın duruşmada hazır bulunarak delillere karşı doğrudan savunma yapma, tanıkları sorgulama ve mahkeme ile doğrudan iletişim kurma haklarını zedeler. Ayrıca, verilecek bir mahkumiyet kararının infazı da mümkün olmaz. Kanun koyucu, bu nedenlerle, yargılamanın sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesi ve verilen kararın bir anlam ifade edebilmesi için, failin Türk yargı makamlarının egemenlik alanı içinde, yani Türkiye'de fiziken bulunmasını bir 'kovuşturma ön şartı' olarak kabul etmiştir. Bu şart, adil yargılanma hakkının ve yargılamanın etkinliğinin bir güvencesidir. TCK m. 11/12 ile TCK m. 14 arasında bir çelişki yoktur; aksine bu iki madde birbirini tamamlayan ve farklı amaçlara hizmet eden düzenlemelerdir. * **TCK m. 11 ve 12'nin Amacı:** Bu maddeler, Türkiye'nin yurtdışında işlenen suçlar üzerindeki 'yargı yetkisinin' sınırlarını ve şartlarını belirler. Failin Türkiye'de bulunması, bu yargı yetkisinin kullanılabilmesi için bir 'fiziki imkan' ve 'usuli ön şart'tır. * **TCK m. 14'ün Amacı:** Bu madde ise, 'kovuşturma açılıp açılmayacağına' ilişkin bir 'takdir' kriteri getirir. Fail yurtdışındayken ve henüz Türkiye'ye gelmemişken, Cumhuriyet savcısının soruşturma başlatıp başlatmayacağı konusunda bir değerlendirme yapmasını sağlar. Eğer yurtdışında işlenen suç, Türk kanunlarına göre hapis cezası ile adli para cezasından 'birinin uygulanmasının seçimlik sayıldığı' daha az vahim bir suç ise, kanun koyucu, fail henüz yurtdışındayken devletin yargı mekanizmasını bu tür küçük suçlar için harekete geçirmeyi ve masraf yapmayı gerekli görmemiştir. Bu, bir nevi 'kovuşturmada menfaat' veya 'usul ekonomisi' ilkesinin bir yansımasıdır. Fail Türkiye'ye geldiğinde, TCK m. 11 ve 12'deki şartlar oluşacağı için yargılama yine de yapılabilir. Sonuç olarak, m. 11/12 yargılama yapılabilmesinin 'ön şartını' düzenlerken, m. 14 ise fail yurtdışındayken soruşturma/kovuşturma başlatmanın 'gerekliliğine' ilişkin bir takdir kuralı getirmektedir.