5271 sayılı CMK'nın 8. maddesi, suçun 'kısmen veya tamamen Türkiye'de işlenmesi veya neticenin Türkiye'de gerçekleşmesi halinde' Türkiye'de işlenmiş sayılacağını belirtir. Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2015/48 sayılı kararında, Yunanistan sahil güvenlik polisleri tarafından yakalanan bir göçmen kaçakçılığı eylemi neden Türkiye'de işlenmiş bir suç olarak kabul edilmiştir? Bu durumda, failin Yunanistan'da yargılanmış olmasının Türkiye'de yeniden yargılanmasına engel teşkil edip etmediğini, TCK m. 9'u da dikkate alarak açıklayınız.
Bu eylem, iki temel nedenle Türkiye'de işlenmiş bir suç olarak kabul edilmiştir: 1. **Fiilin Kısmen Türkiye'de İşlenmesi (Hareketin Başlangıcı):** Göçmen kaçakçılığı suçu (TCK m. 79), maddi menfaat elde etmek amacıyla, yasal olmayan yollardan bir yabancının yurt dışına çıkmasına 'imkan sağlama' fiili ile oluşur. Bu suç, bir 'teşebbüs suçu' değil, bir 'tehlike suçu'dur. İmkan sağlama eylemleri başladığı anda suç tamamlanmış olur. Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin ilgili kararındaki olayda, sanık, yabancı uyruklu şahısları Türkiye'de bir tekneye bindirmiş ve Kuşadası sahilinden denize açılmıştır. Suçun icra hareketleri (göçmenleri organize etme, tekneye bindirme, Türkiye karasularında seyrine başlama) Türkiye'de başlamış ve kısmen Türkiye'de işlenmiştir. CMK m. 8 uyarınca, fiilin kısmen Türkiye'de işlenmesi, suçun tamamının Türkiye'de işlenmiş sayılması için yeterlidir. Neticenin (Yunanistan'a varış) gerçekleşip gerçekleşmemesi önemli değildir. 2. **TCK m. 9'un Uygulanması ('Ne Bis In Idem' Yasağının İstisnası):** Failin aynı eylemden dolayı Yunanistan'da yargılanmış ve ceza almış olması, Türkiye'de yeniden yargılanmasına engel teşkil etmez. Çünkü TCK m. 9, 'Türkiye'de işlediği suçtan dolayı yabancı ülkede hakkında hüküm verilmiş olan kimsenin, Türkiye'de yeniden yargılanacağını' açıkça düzenlemektedir. Bu, 'ne bis in idem' (aynı suçtan iki kez yargılamama) ilkesine, devletin kendi ülkesinde işlenen suçlar üzerindeki mutlak yargı egemenliğini korumak amacıyla getirilmiş önemli bir istisnadır. Devlet, kendi topraklarında işlenen bir suçun hesabını, yabancı bir mahkemenin verdiği karara bağlı kalmaksızın, kendi mahkemelerinde sormak hakkını saklı tutar. Bu nedenle Yargıtay, suçun Türkiye'de işlenmiş sayılması gerektiğini ve sanığın Yunanistan'da yargılanmasının Türkiye'de yeniden yargılanmasına engel olmadığını belirterek, mahkemenin 'davanın reddi' kararını hukuka aykırı bulmuş ve bozmuştur. Mahkemenin yapması gereken, Yunanistan'daki dava dosyasını getirtip delilleri değerlendirerek bir hüküm kurmak ve mahkumiyet halinde, TCK m. 16 uyarınca yabancı ülkede hürriyeti kısıtlanan süreleri verilecek cezadan mahsup etmektir.