Bir sanık hakkında, aynı dosyada yargılandığı iki ayrı suçtan birinde TCK m. 62 uyarınca takdiri indirim uygulanırken, diğer suçtan kurulan hükümde bu konunun hiç tartışılmaması veya farklı bir gerekçe olmaksızın uygulanmaması, 'takdirde çelişki' yaratır mı? Yargıtay'ın bu duruma yaklaşımını, 'gerekçeli karar hakkı' ve 'hukuki tutarlılık' ilkeleri açısından açıklayınız.
Evet, bu durum Yargıtay tarafından tipik bir 'takdirde çelişki' hali olarak kabul edilir ve bozma nedenidir. Bunun temelinde 'gerekçeli karar hakkı' (Anayasa m. 141) ve mahkeme kararlarında bulunması gereken 'hukuki tutarlılık' ilkesi yatar. TCK m. 62'deki takdiri indirim nedenleri, kural olarak sanığın 'kişiliği' ve 'yargılama sürecindeki genel tutumu' ile ilgilidir. Bir hakim, aynı yargılama sürecinde gözlemlediği bir sanık için, bir suç yönünden 'yargılama sürecindeki davranışları olumludur' kanaatine varıp indirim uygularken, diğer suç yönünden aynı sanığın aynı süreçteki davranışları hakkında farklı bir değerlendirme yapamaz. Bu, mantıksal bir tutarsızlık ve çelişkidir. **Yargıtay'ın Yaklaşımı:** 1. **Aynı Gerekçelerle Farklı Sonuç Olamaz:** Eğer mahkeme, her iki suç için de takdiri indirimi aynı gerekçelerle (örneğin 'sanığın duruşmadaki saygılı tutumu') değerlendiriyorsa, bir suçtan indirim yapıp diğerinden yapmaması açık bir çelişkidir ve bozulur. 2. **Farklı Gerekçeler Olabilir (İstisna):** Ancak, her suçun kendi özgül koşulları farklı bir değerlendirmeyi gerektirebilir. Örneğin, sanık A suçunu ikrar edip pişmanlık gösterirken, B suçunu ısrarla inkar edip mağduru suçlayıcı bir tavır sergilemiş olabilir. Bu durumda mahkeme, A suçu için 'samimi ikrarı ve pişmanlığı' nedeniyle takdiri indirim uygularken, B suçu için 'pişmanlık göstermemesi ve mağdura yönelik olumsuz tavrı' nedeniyle uygulamayabilir. Burada gerekçeler farklı olduğu için bir çelişki yoktur. Ancak mahkeme bu farklı gerekçeleri kararında açıkça ve denetime elverişli bir şekilde ortaya koymak zorundadır. 3. **Tartışmasız Bırakılamaz:** En sık rastlanan hata, bir suçtan indirim uygulanırken diğer suçtan kurulan hükümde bu konunun hiç tartışılmamasıdır. Bu durum, 'gerekçeli karar hakkı'nın ihlalidir. Mahkeme, her bir suçtan kurduğu hükümde, TCK m. 62'nin neden uygulandığını veya uygulanmadığını ayrı ayrı ve gerekçeli olarak tartışmakla yükümlüdür. Sonuç olarak, hukuki tutarlılık, aynı sanığın aynı yargılamadaki kişiliği ve tutumunun, farklı ve haklı bir gerekçe olmadıkça, tüm suçlar açısından benzer şekilde değerlendirilmesini gerektirir.