Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2024/2402 K. sayılı kararında belirtilen, düğün takılarının mülkiyetine ilişkin kurallardan 'takı sandığı/torbasına konulan ekonomik değer taşıyan şeyin aidiyeti' nasıl belirlenmektedir? Bu durumda, takının 'her iki cinse özgü' olmasının hukuki sonucu nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #122851

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin güncel içtihadına göre, düğün sırasında doğrudan gelin veya damadın üzerine takılmayıp, ortak bir takı sandığı, kutusu veya torbasına konulan ekonomik değerlerin (altın, para vb.) aidiyeti, o şeyin niteliğine göre belirlenmektedir. Bu durumda Yargıtay, şu ikili ayrımı yapmaktadır: 1. **Tek Bir Cinse Özgü Olma:** Eğer sandığa veya torbaya konulan şey, açıkça 'kadına özgü' (örneğin, bir takı seti, küpe) veya 'erkeğe özgü' (örneğin, kol düğmesi, kravat iğnesi) bir takı ise, o şeyin o cinse, yani kadına veya erkeğe bağışlandığı kabul edilir. Burada, takının niteliği, bağışlamanın kime yapıldığına dair bir karine oluşturur. 2. **Her İki Cinse de Özgü Olma (Unisex) veya Niteliği Belirsiz Olma:** Eğer sandığa konulan şey, her iki cins tarafından da kullanılabilen 'unisex' bir nitelik taşıyorsa (örneğin, gram altın, çeyrek/tam altın, para) ve kime takıldığı/verildiği belli değilse, bu durumda Yargıtay bu değerlerin 'ortak' olduğunu kabul etmektedir. 'Ortak' kabul edilmesinden kasıt, bu değerlerin, edinilmiş mallara katılma rejimi tasfiye edilirken eşlerin 'edinilmiş malı' olarak değerlendirilmesi ve boşanma halinde yarı yarıya paylaşıma tabi tutulmasıdır. Bu yorum, kime ait olduğu belirsiz olan değerler üzerinde eşlerin eşit hak sahibi olduğu prensibine dayanır.