5237 sayılı TCK'nın 161. maddesinde düzenlenen hileli iflas suçunun seçimlik hareketlerinden olan 'gerçekte bir alacak ve borç ilişkisi olmadığı halde, sanki böyle bir ilişki mevcutmuş gibi, borçların artmasına neden olacak şekilde belge düzenlenmesi' (TCK m. 161/1-c) eyleminin, şirketin malvarlığı üzerindeki etkisi nedir? Bu eylemin alacaklıları nasıl zarara uğrattığını bir örnekle açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #122843

TCK m. 161/1-c'de düzenlenen bu seçimlik hareket, iflas masasının pasifini (borçlarını) suni olarak artırarak, gerçek alacaklıların payını azaltmaya yönelik hileli bir tasarruftur. Bu eylemin şirketin malvarlığı üzerindeki doğrudan etkisi, iflas tasfiyesi sırasında şirketin borçlarının gerçekte olduğundan daha fazla görünmesidir. Bu eylem alacaklıları şu şekilde zarara uğratır: İflas halinde, müflisin mevcut malvarlığı (iflas masası) satılır ve elde edilen para, alacaklılar arasında alacakları oranında paylaştırılır. Eğer iflas masasının pasifi (borç toplamı), gerçeğe aykırı olarak şişirilirse, tasfiyeden pay alacak kişi sayısı veya alacak miktarı artar. Bu durumda, sınırlı olan iflas masasından (paradan) her bir gerçek alacaklının alacağı pay oranı düşer. Yani, gerçekte var olmayan sahte alacaklılar, gerçek alacaklıların payına ortak olurlar. **Örnek:** Bir şirketin iflas ettiğini ve tasfiye sonucunda elinde 1.000.000 TL nakit kaldığını varsayalım. Şirketin A, B ve C adlı üç gerçek alacaklısına toplam 2.000.000 TL borcu olsun. Normal durumda, her alacaklı alacağının %50'sini (1.000.000 / 2.000.000) tahsil edebilecektir. Ancak şirket yetkilisi, iflastan önce, arkadaşı D ile anlaşarak, sanki şirketin D'ye 1.000.000 TL borcu varmış gibi sahte bir borç senedi veya sözleşme düzenler. Bu durumda, iflas masasının pasifi (borç toplamı) 2.000.000 TL'den 3.000.000 TL'ye çıkar. Artık 1.000.000 TL'lik tasfiye bedeli, 3.000.000 TL'lik borca bölünecektir ve her alacaklı, alacağının sadece %33,3'ünü alabilecektir. Görüldüğü gibi, sahte alacaklı D'nin masaya dahil olması, gerçek alacaklılar olan A, B ve C'nin alacakları payın doğrudan azalmasına, yani zarara uğramalarına neden olmuştur. Bu eylem, hileli iflas suçunun tipik bir işleniş biçimidir.