Atanmış bir mirasçı veya vasiyet alacaklısının, ileride doğacak miras hakkından vazgeçmesi için, mirasbırakan ile TMK m. 528 anlamında bir 'mirastan feragat sözleşmesi' yapmasına hukuken ihtiyaç var mıdır? Bu kişilerin miras haklarından vazgeçmeleri için daha basit bir usulün olup olmadığını, TMK m. 546 hükmünü de dikkate alarak açıklayınız.
Hayır, atanmış mirasçının veya vasiyet alacaklısının, miras hakkından vazgeçmesi için mirasbırakanla TMK m. 528 anlamında bir mirastan feragat sözleşmesi yapmasına hukuken ihtiyaç yoktur ve bu yol, onlar için pratik de değildir. Bunun temel nedeni, bu kişilerin mirasçılık veya alacaklılık sıfatlarının kanundan (yasal mirasçılık gibi) değil, bizzat mirasbırakanın tek taraflı bir ölüme bağlı tasarrufundan (vasiyetname) veya iki taraflı bir miras sözleşmesinden kaynaklanmasıdır. Bu kişilerin haklarından vazgeçmeleri için daha basit usuller mevcuttur: 1. **Miras Sözleşmesi ile Hak Sahibi Olunmuşsa (TMK m. 546):** Eğer atanmış mirasçılık veya vasiyet alacağı, mirasbırakan ile lehtar arasında yapılmış bir 'miras sözleşmesi' ile tanınmışsa, bu haktan vazgeçilmesi için tarafların 'yazılı bir anlaşma' ile bu sözleşmeyi ortadan kaldırmaları yeterlidir. TMK m. 546/1, 'Miras sözleşmesi, tarafların yazılı anlaşmasıyla her zaman ortadan kaldırılabilir' demektedir. Bu fesih anlaşması için, mirastan feragat sözleşmesinde aranan 'resmi vasiyetname' gibi ağır bir şekil şartı gerekmez; adi yazılı şekil yeterlidir. Bu, çok daha basit bir yoldur. 2. **Vasiyetname ile Hak Sahibi Olunmuşsa:** Eğer hak, tek taraflı bir 'vasiyetname' ile tanınmışsa, durum daha da basittir. Mirasbırakan, bu vasiyetnameden her zaman dönebilir ve yeni bir vasiyetname ile atanmış mirasçıyı veya vasiyet alacaklısını tasarrufundan çıkarabilir. Lehtarın bu durumda bir söz hakkı veya rızası gerekmez. Eğer vazgeçme iradesi lehtardan geliyorsa, miras açıldıktan sonra kendisine tanınan bu hakkı 'reddetmesi' yeterlidir. Sonuç olarak, mirastan feragat sözleşmesi, esasen 'yasal mirasçılar' için öngörülmüş bir kurumdur. Atanmış mirasçılar ve vasiyet alacaklıları için, haklarının dayanağı olan ölüme bağlı tasarrufu ortadan kaldırmak (sözleşmeyi feshetmek veya vasiyetnameden dönmek) çok daha pratik ve doğru bir hukuki yoldur.