7179 sayılı Askeralma Kanunu m. 39/7 uyarınca, dövizle askerlik için yapılan ödemelerin 'Hazine adına açılacak özel döviz hesabına avro olarak kaydedileceği' ve 'Türk lirasına çevrilerek bütçeye gelir kaydedileceği' belirtilmiştir. Dövizle askerlik hizmetinden çıkarılan bir kişiye, ödediği meblağın iadesi gerektiğinde, iadenin hangi para birimi üzerinden ve hangi kur esas alınarak yapılması gerekir? Bu durumun, paranın değerindeki değişimler karşısında hakkaniyete uygunluğunu tartışınız.
7179 sayılı Kanun'un 39. maddesi, iadeye ilişkin açık bir düzenleme içermekle birlikte, ödemelerin Türk Lirasına çevrilerek bütçeye gelir kaydedildiğini belirtmektedir. Kanunun 39/3. maddesi, başvurusu iptal edilen veya belirli şartlar altında hizmetten çıkarılanlara, ödemiş oldukları tutarların 'iade tarihindeki kura göre TL olarak yurt içinde gösterecekleri banka hesabına iade edileceğini' açıkça düzenlemektedir. Buna göre, iade işleminin detayları şöyledir: * **Para Birimi:** İade, yükümlünün ödediği döviz (örneğin Avro) cinsinden değil, 'Türk Lirası' (TL) olarak yapılır. * **Esas Alınacak Kur:** Esas alınacak kur, ödemenin yapıldığı tarihteki kur değil, paranın fiilen 'iade edildiği tarihteki' Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz alış kurudur. Bu düzenlemenin hakkaniyete uygunluğu şu şekilde tartışılabilir: * **Hakkaniyete Uygun Yönü:** Yükümlü, parasını döviz olarak ödemiştir. İadenin, iade tarihindeki güncel kur üzerinden TL'ye çevrilerek yapılması, yükümlüyü, ödeme yaptığı tarih ile iade aldığı tarih arasındaki kur farkı nedeniyle yaşanabilecek bir zarardan korur. Eğer ödeme tarihindeki kurla TL olarak iade yapılsaydı ve bu sürede döviz kuru yükselmiş olsaydı, yükümlü ciddi bir reel kayba uğrardı. Güncel kurun esas alınması, yükümlünün döviz bazındaki anaparasının değerini korumayı amaçladığı için hakkaniyete uygun bir yaklaşımdır. * **Potansiyel Sorun:** Hakkaniyet açısından tartışılabilecek tek nokta, paranın bütçede kaldığı süre boyunca elde edilen nemanın (faizin) iade edilmemesidir. Yükümlü sadece anaparasını, güncel kurdan TL'ye çevrilmiş haliyle geri almaktadır. Özellikle iade sürecinin uzadığı durumlarda, paranın zaman değeri ve enflasyon karşısındaki reel kaybı tam olarak telafi edilemeyebilir. Ancak kanun, sadece ödenen tutarın iadesini öngördüğü için, faiz talebinde bulunmak mevcut düzenlemeye göre mümkün değildir. Yine de, kur riskine karşı koruma sağlaması nedeniyle mevcut düzenlemenin genel olarak adil bir denge kurduğu söylenebilir.