7499 sayılı Kanun (8. Yargı Paketi) ile CMK m. 231'de yapılan değişiklikle, sanığın kabul etmemesi halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) karar verilemeyeceği yönündeki hüküm kaldırılmıştır. Bu değişikliğin, HAGB kurumunun hukuki niteliği ve sanığın iradesinin rolü üzerindeki etkilerini, Anayasa Mahkemesi'nin bu konudaki önceki iptal kararı ışığında analiz ediniz.
Bu değişiklik, Anayasa Mahkemesi'nin 01.06.2023 tarihli (E.2022/115, K.2023/107) iptal kararı üzerine yapılmıştır. AYM, HAGB kararına karşı etkili bir itiraz yolu bulunmamasını ve sanığın rızası alınmadan bu kurumun uygulanmasını adil yargılanma hakkına aykırı bulmuştu. 8. Yargı Paketi, bu iptal kararına iki şekilde cevap vermiştir: Birincisi, HAGB kararlarına karşı istinaf yolunu açmıştır. İkincisi ise, soruda belirtilen 'sanığın kabul etmeme' hakkını düzenleyen fıkrayı yürürlükten kaldırmıştır. 'Sanığın kabul etmeme' hakkının kaldırılmasının etkileri şunlardır: 1. **HAGB'nin Niteliği:** Bu değişiklik, HAGB'nin sanığa sunulan bir 'seçenek' veya 'teklif' olmaktan çıkıp, şartları oluştuğunda mahkemenin re'sen uygulayabileceği bir 'ceza muhakemesi kurumu' ve 'cezanın bireyselleştirilmesi aracı' olduğu yönündeki görüşü güçlendirmiştir. Artık HAGB kararı verilmesi için sanığın rızası aranmayacaktır. 2. **Sanığın İradesinin Rolü:** Eskiden sanık, 'Ben HAGB istemiyorum, aklanmak için yargılamanın devamını ve gerekirse istinaf/temyiz yoluna gitmeyi istiyorum' diyerek HAGB'yi reddedebiliyordu. Bu hükmün kaldırılmasıyla sanığın bu irade beyanı artık bir sonuç doğurmayacaktır. Mahkeme, şartları varsa, sanık istemese dahi HAGB kararı verebilecektir. 3. **AYM Kararı ile İlişkisi:** Bu değişiklik, ilk bakışta AYM'nin 'sanık rızası' arayan ruhuna aykırı gibi görünebilir. Ancak kanun koyucu, AYM'nin asıl eleştirdiği noktanın 'etkili kanun yolu yokluğu' olduğunu düşünerek, bu eksikliği 'istinaf yolu'nu açarak gidermiştir. Yani, 'Madem artık HAGB kararına karşı etkili bir kanun yolu (istinaf) var, o halde sanığın rızasını aramaya gerek kalmamıştır. Sanık, HAGB kararını istemiyorsa, istinaf yoluna başvurarak kararın hem usul hem de esas yönünden denetlenmesini talep edebilir' mantığı güdülmüştür. Dolayısıyla, sanığın iradesinin rolü, HAGB'nin uygulanıp uygulanmamasını belirlemekten, verilen HAGB kararına karşı kanun yoluna başvurup başvurmama tercihine kaydırılmıştır.