6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin 2. fıkrası, AYM'nin hak ihlali tespit etmesi durumunda, 'Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hallerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir...' demektedir. Bu hüküm ile İHAM'ın tazminata hükmetme pratiği arasındaki temel fark nedir? AYM'nin, hem yeniden yargılama hem de tazminata aynı anda karar verememesinin yarattığı sorunu ve bu sorunun çözümü için önerilen yasal değişikliği açıklayınız.
6216 sayılı Kanun m. 50/2'deki düzenleme ile AİHM'in tazminat pratiği arasındaki temel fark, bu iki yolun (yeniden yargılama ve tazminat) 'alternatif' veya 'kümülatif' olarak kullanılabilmesindedir. * **AYM Uygulaması (Alternatif Yol):** 6216 sayılı Kanun'un lafzı, AYM'ye 'ya yeniden yargılama ya da tazminat' şeklinde bir seçenek sunmaktadır. AYM, bir hak ihlali tespit ettiğinde öncelikle ihlalin sonuçlarını ortadan kaldırmak için en etkili yolun 'yeniden yargılama' olup olmadığını değerlendirir. Eğer yeniden yargılama yapmak, ihlali ve sonuçlarını giderecekse, dosyayı ilgili mahkemeye gönderir. Ancak 'yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hallerde' (örneğin, başvurucu vefat etmişse, dava zamanaşımına uğramışsa veya ihlal sadece yargılamanın uzun sürmesi gibi giderilemeyecek bir durumsa) yeniden yargılama kararı yerine, başvurucunun uğradığı maddi/manevi zararı karşılamak üzere 'tazminata' hükmeder. AYM, mevcut yasal düzenlemeye göre, aynı başvuruda hem yeniden yargılama kararı verip hem de tazminata hükmedememektedir. * **AİHM Uygulaması (Kümülatif Yol):** AİHM ise, Sözleşme'nin 41. maddesi uyarınca, bir hak ihlali tespit ettiğinde, bu ihlalin iç hukukta giderilmesi için 'yeniden yargılama' yolunu işaret ederken, aynı kararda, ihlal nedeniyle başvurucunun uğradığı manevi veya maddi zararlar için 'haklı bir tazmin' ödenmesine de karar verebilir. Yani AİHM için bu iki yol birbirinin alternatifi değil, birbirini tamamlayan kümülatif yollardır. **Sorun ve Çözüm Önerisi:** AYM'nin hem yeniden yargılama hem de tazminata hükmedememesi önemli bir sorundur. Çünkü bir hak ihlali, hem yeniden yargılama ile giderilmesi gereken usuli bir hata yaratmış olabilir, hem de bu süreçte başvurucu manevi olarak yıpranmış veya maddi zarara uğramış olabilir. Örneğin, adil yargılanma hakkı ihlal edilen bir kişi, yeniden yargılanma hakkına sahip olmalı, ancak bu uzun ve haksız yargılama sürecinde çektiği sıkıntılar için de ayrıca bir tazminat alabilmelidir. Mevcut sistemde AYM, bu iki ihtiyacı aynı anda karşılayamamaktadır. Makalede de belirtildiği gibi, bu sorunun çözümü için 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinde bir değişiklik yapılarak, AYM'ye de AİHM'de olduğu gibi, hak ihlali tespit ettiği bir başvuruda, yeniden yargılama kararı ile birlikte başvurucu lehine tazminata da hükmedebilme yetkisinin tanınması gerekmektedir.