Bir kavga esnasında, taraflardan birinin kendi grubuna 'öldürün bu Kürtleri' şeklinde hitap etmesi, TCK m. 216/1'de düzenlenen 'halkı kin ve düşmanlığa tahrik' suçunu oluşturur mu? Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2016/3983 sayılı kararında, bu tür bir ifadenin suçun unsurlarını neden oluşturmadığına dair yaptığı yorumu, suçun 'hedef kitlesi' açısından analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #122829

Hayır, bu ifade Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre TCK m. 216/1 suçunu oluşturmaz. Her ne kadar ifade, 'Kürtler' gibi kanunda sayılan bir 'ırk' kategorisini içerse ve 'öldürün' diyerek şiddet çağrısı yapsa da, TCK m. 216/1'in oluşması için aranan temel unsurlardan biri eksiktir. TCK m. 216/1 suçunun 'hedef kitlesi', yani tahrikin yöneldiği kişi veya grup, 'adet ve şahıs olarak muayyen olmayan' geniş bir toplum kesimi olmalıdır. Suçun amacı, toplumun bir kesimini, diğer bir kesimine karşı genel ve soyut bir nefrete, düşmanlığa sevk ederek kamu barışını tehlikeye sokmaktır. Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2016/3983 sayılı kararında da vurgulandığı gibi, somut olayda sanığın kastı ve ifadenin yöneldiği kitle, ülkedeki tüm Kürt kökenli vatandaşlar değil, o an kavga halinde oldukları, 'olay yerinde bulunan alet ve şahıs olarak muayyen bir grup'tur. Yani, sanığın amacı, genel olarak kamu barışını bozmak ve bir halk kesimini diğerine karşı kışkırtmak değil, kavganın sıcaklığı ve anlık öfkeyle, karşısındaki belirli kişilere yönelik olarak, onların kimliklerini de kullanarak kendi grubunu galeyana getirmektir. İfade, genel bir toplumsal tahrik amacından ziyade, anlık ve belirli bir duruma (kavgaya) özgü bir hakaret ve kışkırtma niteliğindedir. Bu durumda, eylem TCK m. 216'nın aradığı 'halk kesimini diğer bir kesim aleyhine' tahrik etme unsurunu taşımadığı için bu suç oluşmaz. Eylem, olayın özelliklerine göre hakaret, tehdit veya kasten yaralamaya azmettirme gibi başka suçları oluşturabilir, ancak TCK m. 216 kapsamına girmez.