Bir boşanma davasında, davacı kadın ziynet eşyalarının varlığını düğün fotoğrafları ve tanık beyanları ile ispatlamış, ancak davalı koca bu ziynetlerin kadının evi terk ederken yanında götürdüğünü savunmuştur. Bu durumda ispat yükü kime aittir? Yargıtay'ın 'hayatın olağan akışı' ve 'fiili karine' kavramlarını bu tür uyuşmazlıklarda nasıl kullandığını açıklayınız. (Yargıtay HGK - Esas : 2023/191, Karar : 2023/703)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #122827

Bu durumda ispat yükü, ziynetlerin kendisinde olmadığını ve kocasında kaldığını iddia eden davacı kadına aittir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2023/191 E., 2023/703 K. sayılı kararında da net bir şekilde ortaya konan yerleşik içtihada göre süreç şöyle işler: 1. **Kadının İlk İspat Yükü (Varlığın İspatı):** Öncelikle davacı kadın, dava konusu ettiği ziynet eşyalarının cins, sayı ve nitelik olarak varlığını ispatlamakla yükümlüdür. Bunu genellikle düğün videoları, fotoğraflar ve tanık beyanları ile yapar. 2. **Kadının İkinci İspat Yükü (Kendisinde Olmadığının İspatı):** Kadın, ziynetlerin varlığını ispatladıktan sonra, bu ziynetlerin kendi himayesinde olmadığını, yani davalı kocada kaldığını ispatlamakla yükümlüdür. Bu noktada Yargıtay, 'hayatın olağan akışı' ve 'fiili karine' kavramlarını devreye sokar. - **Hayatın Olağan Akışı/Fiili Karine:** Yargıtay'a göre, ziynet eşyaları rahatlıkla saklanabilen, taşınabilen ve kadının üzerinde veya şahsi eşyaları arasında bulunan şeylerdir. Hayatın olağan akışına göre, bu tür eşyaların kadının himayesinde olması asıldır; erkeğin zilyetlik ve korumasına terk edilmesi ise istisnadır. Bu bir 'fiili karine'dir. - **İspat Yükünün Yönü:** Bu karine nedeniyle, evi terk eden kadının, bu ziynetleri de beraberinde götürdüğü varsayılır. Bu varsayımın aksini, yani ziynetlerin evde kaldığını, zorla elinden alındığını veya götürmesine engel olunduğunu ispat yükü davacı kadındadır. Kadın, 'evden ayrılırken üzerimde değildi, kasadaydı anahtarı eşimdeydi', 'eşim zorla elimden aldı', 'kavga sırasında alıp gitmeme izin vermedi' gibi iddialarını tanık beyanları veya diğer delillerle şüpheye yer vermeyecek şekilde kanıtlamalıdır. 3. **Kocanın İspat Yükü:** Kadın, ziynetlerin kocasının himayesine geçtiğini ispatladıktan sonra, ispat yükü bu kez davalı kocaya geçer. Koca, bu ziynetleri iade ettiğini veya kadın tarafından 'iade alınmamak üzere' kendisine verildiğini (bağışlandığını) ispatlamak zorunda kalır. Özetle, davalı koca 'yanında götürdü' diyorsa, kadının 'götüremediğini' veya 'zorla alındığını' ispatlaması gerekir.