Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2020/240 sayılı kararında, kadına özgü bir ziynet eşyasının (örneğin bilezik) erkeğe takılması durumunda dahi kadına ait sayılacağı kabul edilmektedir. Bu karinenin hukuki temeli ve amacı nedir? Davalı erkek, bu karinenin aksini hangi hukuki argümanlarla ispatlayabilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #122826

Yargıtay HGK'nın bu yerleşik içtihadının temelinde, hayatın olağan akışı, toplumsal gelenekler ve bağışlama iradesine ilişkin bir yorum yatmaktadır. Bu karinenin hukuki temeli ve amacı şudur: * **Hukuki Temel:** Ziynet eşyası, doğası gereği genellikle kadının süslenmesi ve güvencesi için kullanılır. Özellikle bilezik, küpe, gerdanlık gibi takılar, 'kadına özgü' eşyalar olarak kabul edilir. Düğün töreni sırasında bu tür bir takının, geline yer olmaması, zaman darlığı gibi pratik nedenlerle damada takılması veya ailesi tarafından damada verilmesi, bu eşyanın mülkiyetinin damada geçtiği anlamına gelmez. Yargıtay, bu durumda takan kişinin veya takılan kişinin kim olduğundan ziyade, takının 'niteliğine' odaklanır ve bu tür bir takının nihai sahibinin gelin (kadın) olduğu yönünde güçlü bir irade karinesi kabul eder. Bu, bir nevi geline yapılan dolaylı bir bağışlama olarak yorumlanır. * **Amacı:** Bu karinenin amacı, ekonomik olarak daha zayıf konumda olabilen kadını korumak ve düğünde kendisine hediye edilen ziynetleri, onun kişisel malı olarak güvence altına almaktır. Davalı erkek, bu güçlü karinenin aksini ispatlamakla yükümlüdür. Bunun için şu hukuki argümanları ileri sürebilir ve ispatlayabilir: 1. **Açık Anlaşma:** Eşler arasında, erkeğe takılan kadına özgü ziynetlerin erkeğe ait olacağına dair, evlilik öncesi veya sonrası yapılmış geçerli bir sözleşmenin (mal rejimi sözleşmesi veya adi yazılı bir anlaşma) varlığını ispatlayabilir. 2. **Yerel Örf ve Adet:** O yörede, erkeğe takılan bilezik gibi takıların erkeğe ait olduğuna dair yaygın, sürekli ve genel kabul görmüş bir 'yerel örf ve adet'in varlığını tanık beyanları veya diğer delillerle ispatlayabilir. Bu, oldukça zor bir ispattır ve Yargıtay bu konuda çok istisnai durumları kabul etmektedir. 3. **Bağışlama İradesinin Yokluğu:** Takıyı takan kişinin, bunu geline değil, doğrudan damada, örneğin onun bir borcunu kapatması veya bir iş kurması için verdiğini, yani bağışlama iradesinin açıkça damada yönelik olduğunu tanıklarla veya başka delillerle ispatlayabilir. Ancak bu da zayıf bir argümandır, çünkü tören sırasındaki genel niyetin geline hediye olduğu varsayılır. Bu argümanlar ispatlanamadığı sürece, kadına özgü ziynetler kime takılırsa takılsın kadına ait sayılacaktır.