Anayasa Mahkemesi, 2024/58 sayılı kararında, 775 sayılı Kanun'daki iptal hükmünün yaratacağı 'hukuksal boşluk kamu yararını ihlal edecek nitelikte görüldüğünden', iptal kararının Resmi Gazete'de yayımlanmasından 9 ay sonra yürürlüğe girmesine karar vermiştir. AYM'nin bu yetkisinin anayasal dayanağı nedir (Anayasa m. 153) ve bu yetkiyi kullanmasının ardındaki temel amaç nedir? Bu durumun 'hukuki güvenlik' ve 'kanunilik' ilkeleriyle ilişkisini analiz ediniz.
Anayasa Mahkemesi'nin bir iptal kararının yürürlüğünü ileri bir tarihe erteleme yetkisinin anayasal dayanağı, Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasıdır. Bu fıkra, 'Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazetede yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez.' hükmünü amirdir. 6216 sayılı Kanun'un 66. maddesi de bu anayasal kuralı tekrarlar. AYM'nin bu yetkiyi kullanmasının ardındaki temel amaç, bir kanun hükmünün derhal yürürlükten kalkmasının, toplum hayatında daha büyük bir kargaşaya, belirsizliğe veya kamu hizmetlerinde bir aksamaya yol açacağı durumlarda, yani 'hukuksal boşluk' oluşmasını önlemektir. AYM, bu yetkiyi kullanarak yasama organına (TBMM), iptal edilen hükmün yerine anayasaya uygun yeni bir düzenleme yapması için makul bir süre tanımaktadır. Bu durumun 'hukuki güvenlik' ve 'kanunilik' ilkeleriyle ilişkisi şöyledir: Bir yandan, anayasaya aykırı bir hükmün uygulanmaya devam etmesi 'kanunilik' ilkesi açısından sorunlu görünse de, diğer yandan o hükmün aniden ortadan kalkması, o alanda hiçbir kuralın kalmamasına (hukuki boşluk) yol açarak daha büyük bir 'hukuki güvensizlik' yaratabilir. Örneğin, Gecekondu Kanunu'ndaki hükmün derhal iptali, belediyelerin izinsiz yapılara müdahale etme konusunda hiçbir yasal araca sahip olmaması gibi bir sonuç doğurabilirdi. AYM, bu iki ilke arasında bir denge kurarak, iptal kararının yürürlüğünü ertelemek suretiyle, hem anayasaya aykırılığı tespit etmiş hem de yasama organına düzenli ve hukuki güvenliği sağlayacak yeni bir yasa yapma fırsatı vererek kamu yararını korumuştur. Bu, anayasaya aykırılığın sonuçlarının toplum düzenini altüst etmesini önleyen, pragmatik ve koruyucu bir yaklaşımdır.