5271 sayılı CMK m. 251/1'de düzenlenen basit yargılama usulünün uygulanması, mahkemenin takdirine bırakılmıştır. Anayasa Mahkemesi'nin 12.01.2023 tarihli, 2021/1 E., 2023/4 K. sayılı kararında bu takdir yetkisinin Anayasa'ya aykırı olmadığına hükmedilmiştir. Mahkemenin basit yargılama usulünü uygulamama yönündeki takdirini kullanmasının, sanık açısından 1/4'lük ceza indiriminden mahrum kalma sonucunu doğurması, 'kanun önünde eşitlik' ilkesi açısından bir sorun teşkil eder mi? Anayasa Mahkemesi'nin bu konudaki gerekçesini de dikkate alarak tartışınız.
Bu durum, ilk bakışta 'kanun önünde eşitlik' (Anayasa m. 10) ilkesi açısından bir sorun olarak görülebilir. Zira aynı suçu işleyen iki farklı sanıktan birine, mahkemenin takdiriyle basit yargılama usulü uygulanıp 1/4 indirim yapılırken, diğerine bu usul uygulanmayarak indirim yapılmaması, farklı muamele anlamına gelmektedir. Ancak Anayasa Mahkemesi, ilgili kararında bu durumun eşitlik ilkesini ihlal etmediği sonucuna varmıştır. AYM'nin gerekçesi özetle şu mantığa dayanmaktadır: 1. **Basit Yargılama Bir Hak Değil, Bir Usuldür:** Basit yargılama usulü, sanığa tanınmış mutlak bir hak değil, ceza muhakemesinin hızlı ve etkin bir şekilde yürütülmesi için kanun koyucunun öngördüğü alternatif bir yargılama yöntemidir. Bu yöntemin uygulanıp uygulanmaması, somut olayın özelliklerine (delillerin karmaşıklığı, tanık dinleme gerekliliği vb.) göre yargılamayı yürüten hakimin takdirine bırakılmıştır. 2. **Eşitlik İlkesi ve Hukuki Durum:** Eşitlik ilkesi, 'aynı hukuki durumda' olanlara aynı kuralların uygulanmasını gerektirir. Mahkemenin, bir davayı basit yargılama ile çözülebilecek nitelikte görmesi ile diğer bir davayı duruşmalı yargılamayı gerektirecek kadar karmaşık görmesi, bu iki davadaki sanıkları 'farklı hukuki durumlara' sokar. Dolayısıyla, farklı hukuki durumlardaki sanıklara farklı usullerin uygulanması eşitlik ilkesini ihlal etmez. 3. **Takdir Yetkisinin Keyfi Olmaması:** AYM, hakimin takdir yetkisinin keyfi olmadığını, bu takdirin denetime tabi olduğunu vurgular. Hakim, bu usulü uygulamama kararını, somut dosya içeriğine göre makul bir gerekçeye dayandırmalıdır. 4. **1/4 İndirimin Niteliği:** 1/4'lük indirim, bir ceza indirimi nedeninden çok, duruşmalı yargılamanın sağladığı bazı güvencelerden (sözlülük, yüz yüzelik, doğrudan doğruyalık) feragat etmenin bir karşılığı, bir teşvikidir. Sanık, bu usule itiraz ederek her zaman duruşmalı yargılanma hakkını kullanabilir. Sonuç olarak, basit yargılama usulünün uygulanmasındaki takdir yetkisi, her davanın kendi özgül koşullarına göre en uygun yargılama yönteminin seçilmesine olanak tanıdığı ve keyfi olmadığı sürece, farklı sonuçlar doğursa bile Anayasa'nın eşitlik ilkesine aykırı kabul edilmemektedir.