Bir ceza davasında sanık veya müdafiinin, 'lehe olan hükümlerin uygulanması' yönündeki genel talebi, TCK m. 62'deki takdiri indirim nedenlerinin uygulanması için yapılmış bir talep olarak kabul edilebilir mi? Mahkemenin bu tür bir talep karşısındaki yükümlülüğü nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #122809

Evet, Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre, sanık veya müdafiinin duruşmada 'lehe olan tüm kanun hükümlerinin uygulanmasını talep ediyorum' şeklindeki genel ve soyut talebi, TCK m. 62'deki takdiri indirim hükmünün de uygulanmasına yönelik bir talep olarak kabul edilmektedir. Aynı şekilde sanığın 'pişmanım', 'affınıza sığınıyorum' gibi beyanları da zımni bir takdiri indirim talebi olarak değerlendirilir. Mahkemenin bu tür bir talep karşısındaki yükümlülüğü, bu konuda olumlu ya da olumsuz, ancak mutlaka 'gerekçeli' bir karar vermektir. Mahkeme, bu talebi görmezden gelerek takdiri indirim konusunu hiç tartışmadan hüküm kuramaz. Eğer takdiri indirim uygulamaya karar verirse, gerekçesini belirterek uygular. Eğer uygulamamaya karar verirse, neden uygulamadığını, dosyadaki somut olgulara dayanarak ve denetime elverişli bir şekilde açıklamak zorundadır. Örneğin, 'Sanığın lehe hükümlerin uygulanması talebi ve TCK m. 62'nin uygulanması incelenmiş, ancak sanığın yargılama boyunca pişmanlık göstermeyen tavırları ve fiilden sonra zararı giderme yönünde hiçbir çabasının olmaması nedeniyle takdiri indirim uygulanmasına takdiren yer olmadığına...' şeklinde bir gerekçe kurmalıdır. Talebe rağmen bu konuda hiçbir değerlendirme yapmaması veya soyut gerekçelerle talebi geçiştirmesi, Yargıtay tarafından bir bozma nedeni olarak kabul edilmektedir. Bu, savunma hakkına saygının ve gerekçeli karar hakkının bir gereğidir.