Anayasa Mahkemesi'nin bireysel başvuru kararlarının hukuki niteliği ve bağlayıcılığı nedir? AYM'nin bir hak ihlali tespit ederek dosyayı yeniden yargılama için derece mahkemesine göndermesi durumunda, derece mahkemesinin AYM kararına direnme yetkisi var mıdır? Anayasa m. 153'ü esas alarak bu durumu 'kuvvetler ayrılığı' ve 'yargı kararlarının bağlayıcılığı' ilkeleri açısından değerlendiriniz.
Anayasa Mahkemesi'nin bireysel başvuru sonucunda verdiği kararlar, Anayasa'nın 153. maddesinin 1. fıkrası uyarınca 'yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar'. Bu, AYM kararlarının herkes için uyulması zorunlu, kesin ve bağlayıcı olduğu anlamına gelir. Dolayısıyla, bu kararlar hukuki niteliği itibarıyla kesin hüküm gücündedir. AYM, bir hak ihlali tespit edip dosyayı 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca 'ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere' ilgili derece mahkemesine gönderdiğinde, derece mahkemesinin bu karara direnme, yani kararın gereğini yerine getirmeme yetkisi yoktur. Derece mahkemesi, AYM'nin tespit ettiği hak ihlalini ortadan kaldıracak şekilde yeniden yargılama yapmakla yükümlüdür. Bu yükümlülük, Anayasa'nın 153. maddesinden kaynaklanan mutlak bir bağlayıcılıktır. Bu durum 'kuvvetler ayrılığı' ve 'yargı kararlarının bağlayıcılığı' ilkeleri açısından şu şekilde değerlendirilir: * **Kuvvetler Ayrılığı:** Bu ilke, devletin farklı erklerinin (yasama, yürütme, yargı) birbirinin alanına müdahale etmemesini, ancak aynı zamanda birbirini denetlemesini de içerir. Yargı erki içinde, Anayasa Mahkemesi'ne, diğer mahkemelerin kararlarının temel hak ve özgürlükleri ihlal edip etmediğini denetleme yetkisi verilmiştir. Bu bir 'denetim' mekanizmasıdır, 'müdahale' değil. Derece mahkemesinin, kendisini denetleyen bir üst yargı organının kararına direnmesi, yargısal hiyerarşiyi ve denetim mekanizmasını yok saymak anlamına gelir ve kuvvetler ayrılığı ilkesinin yargı içi denge ve denetim ayağını zedeler. * **Yargı Kararlarının Bağlayıcılığı:** Hukuk devletinin temel taşı, mahkeme kararlarına uyulmasıdır. Bir derece mahkemesinin, Anayasa ile nihai karar mercii olarak yetkilendirilmiş Anayasa Mahkemesi'nin kararına uymaması, Anayasa'nın üstünlüğü ve yargı kararlarının bağlayıcılığı ilkesini temelden sarsar. Bu durum, hukuki belirsizliğe, kaosa ve bireylerin yargıya olan güveninin yok olmasına neden olur. Derece mahkemesi, AYM kararının içeriğine katılmayabilir ancak hukuken bu kararın gereğini yapmakla mükelleftir.