6100 sayılı HMK'nın 315. maddesi, mahkeme içi sulhün 'kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağını' belirtmektedir. Bu ifadeden ne anlaşılmalıdır? Mahkemenin, tarafların sulh olması durumunda vereceği kararlar (sulh sözleşmesine göre karar veya karar verilmesine yer olmadığı kararı) arasındaki fark nedir ve bu kararların icra edilebilirliği nasıldır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #122805

HMK m. 315'e göre mahkeme içi sulhün 'kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurması' ifadesi, şu iki temel anlama gelir: 1. **Maddi Anlamda Kesin Hüküm Etkisi (Negatif Etki):** Sulh ile sona eren uyuşmazlık konusu hakkında, taraflar arasında yeniden aynı konuda dava açılamaz. Eğer açılırsa, mahkeme 'kesin hüküm' (res judicata) itirazı nedeniyle davayı usulden reddeder. Sulh, davayı esastan ve kalıcı olarak bitirir. 2. **İlam Niteliği Taşıması (Pozitif Etki):** Mahkeme içi sulh, tıpkı bir mahkeme kararı (ilam) gibi, İcra ve İflas Kanunu uyarınca 'ilamlı icra'ya konu edilebilir. Yani, sulh sözleşmesinde bir edim (para ödeme, bir şeyi yapma veya yapmama) yüklenen taraf, bu yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf mahkemeden ayrı bir alacak davası açmak zorunda kalmadan, doğrudan icra dairesine başvurarak ilamlı icra takibi başlatabilir. Mahkemenin vereceği kararlar arasındaki fark ise şöyledir: - **Sulh Sözleşmesine Göre Karar Verilmesi:** Taraflar, mahkemeden, anlaştıkları hususları içeren bir karar vermesini talep ederlerse, mahkeme, sulh sözleşmesinin içeriğini hüküm fıkrasına aynen geçirerek bir 'karar' verir. Bu karar, teknik olarak bir 'tespit hükmü' niteliğindedir ve sulhün içeriğini resmileştirir. Bu karar, ilamlı icraya konulabilir. - **Karar Verilmesine Yer Olmadığına Karar Verilmesi:** Taraflar, sulh olduklarını beyan eder ancak mahkemeden sulhe göre bir karar verilmesini istemezlerse, mahkeme davanın 'konusuz kalması' nedeniyle 'karar verilmesine yer olmadığına' (KVYO) karar verir. Bu durumda, davanın dayanağı olan sulh sözleşmesinin kendisi ilam niteliği kazanır. Yani icra takibinin dayanağı, mahkemenin KVYO kararı değil, mahkeme zaptına geçmiş ve taraflarca imzalanmış olan sulh tutanağının kendisidir. Her iki durumda da sonuç, icra edilebilirlik açısından aynıdır; sadece icra takibine konulacak belgenin niteliği değişir.