8. Yargı Paketi ile TCK m. 220'ye eklenen fıkra, 'örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme' fiilini nasıl yeniden düzenlemiştir? Bu değişikliğin, Anayasa Mahkemesi'nin önceki iptal kararları ve 'suçta ve cezada kanunilik' ilkesi açısından taşıdığı önemi tartışınız.
8. Yargı Paketi, Anayasa Mahkemesi'nin daha önce TCK m. 220/6'da yer alan 'örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kişinin, ayrıca örgüte üye olmak suçundan da cezalandırılacağı' hükmünü iptal etmesi üzerine yapılmıştır. AYM, bu düzenlemeyi, kişinin örgüt üyesi olmamasına rağmen üye gibi cezalandırılmasının 'suçların ve cezaların şahsiliği' ve 'kanunilik' ilkelerine aykırı olduğu gerekçesiyle iptal etmişti. 8. Yargı Paketi ile getirilen yeni düzenleme, bu fiili 'ayrı bir suç' olarak tanımlamaktadır. Artık kişi, örgüt adına suç işlediğinde, işlemiş olduğu asıl suçun (örneğin, yaralama, yağma vb.) cezasının yanı sıra, 'ayrıca' ve 'bağımsız' bir suç olan 'örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme' suçundan da cezalandırılacaktır. Bu suç için 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür. Bu değişikliğin kanunilik ilkesi açısından önemi büyüktür. Eski düzenleme, bir fiili başka bir suçtan (üyelikten) dolayı cezalandıran, dolayısıyla kanunilik ilkesinin belirlilik ve öngörülebilirlik alt ilkeleriyle çelişen bir yapıdaydı. Yeni düzenleme ise, bu eylemi kendi başına, unsurları ve cezası belli olan bağımsız bir suç tipi haline getirerek AYM'nin iptal gerekçesini karşılamayı ve kanunilik ilkesine uygun bir yapı oluşturmayı amaçlamaktadır. Artık fail, işlemediği bir suçtan (üyelikten) değil, bizzat işlediği ve kanunda açıkça tanımlanan 'örgüt adına suç işleme' fiilinden dolayı ayrıca cezalandırılacaktır. Bu, ceza hukukunun temel ilkelerine daha uygun bir çözümdür.