TMK m. 529'a göre, belli bir kişi lehine yapılmamış ivazsız mirastan feragat sözleşmesinin, 'en yakın ortak kökün altsoyu lehine yapılmış sayılacağı' hükmü ne anlama gelmektedir? Bu hükmün, feragat edenin altsoyunun mirasçılığı üzerindeki etkisini bir örnekle açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #122795

TMK m. 529/2'deki bu hüküm, ivazsız (karşılıksız) ve belirli bir kişi lehine yapılmamış feragatin, kimin yararına sonuç doğuracağını belirleyen bir yasal karinedir. Feragat eden mirasçı, mirastan pay almadığında, onun payının kime gideceği sorunu ortaya çıkar. Kanun bu durumda, feragatin, feragat edenle birlikte mirasçı olan diğer kişiler lehine değil, feragat edenin mirasçılığını engelleyen 'en yakın ortak kökün altsoyu' lehine yapılmış sayılacağını kabul eder. Pratikte bu, feragat edenin kendi altsoyu (çocukları, torunları) anlamına gelir. **Anlamı ve Etkisi:** Bu kural, ivazsız feragatin sadece feragat edenin şahsını bağladığını, onun soyunu (altsoyunu) etkilemediğini teyit eder. Feragat eden kişi, sanki mirasbırakandan önce ölmüş gibi kabul edilir ve onun miras payı, mirasçılıktaki halefiyet (ardıllık) kuralı gereğince kendi altsoyuna geçer. **Örnek:** Mirasbırakan M'nin A, B ve C adında üç çocuğu olsun. Çocuklardan A'nın da X ve Y adında iki çocuğu (M'nin torunları) bulunsun. A, babası M hayattayken onunla ivazsız bir mirastan feragat sözleşmesi yapar. Bu feragat, B veya C lehine özel olarak yapılmamıştır. M öldüğünde, A feragat ettiği için mirasçı olamaz. A'nın payı (1/3), diğer mirasçılar B ve C'ye eklenmez. TMK m. 529/2 gereği, feragat A'nın altsoyu olan X ve Y lehine yapılmış sayılır. Dolayısıyla, A'nın 1/3'lük miras payı, onun yerine geçen çocukları X ve Y'ye eşit olarak (her birine 1/6) intikal eder. B ve C ise kendi 1/3'lük paylarını alırlar. Sonuç olarak, ivazsız feragat, feragat edenin altsoyunun miras hakkını koruyan bir mekanizma işlevi görür.