5271 sayılı CMK m. 39/4, 'Son gün bir tatile rastlarsa süre, tatilin ertesi günü biter' hükmünü amirdir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2020/16571 E., 2022/17623 K. sayılı kararında belirtildiği üzere, Başbakanlık genelgesi ile ilan edilen 'idari izin' günleri bu kapsamda bir 'tatil' olarak kabul edilebilir mi? Bu durumun kanuni sürelere (örneğin temyiz süresi) etkisini açıklayınız.
Hayır, Başbakanlık (veya Cumhurbaşkanlığı) genelgesi ile ilan edilen 'idari izin' günleri, CMK m. 39/4 anlamında bir 'resmi tatil' olarak kabul edilmez. Bu nedenle, kanuni sürelerin işleyişini durdurmaz veya uzatmaz. Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin ilgili kararında da bu ilke net bir şekilde ortaya konmuştur. Hukuki ayrım şudur: 'Resmi tatil günleri', 2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun'da açıkça sayılan (Ramazan ve Kurban Bayramları, 1 Ocak, 23 Nisan, 1 Mayıs, 19 Mayıs, 15 Temmuz, 30 Ağustos, 29 Ekim, Cumartesi ve Pazar günleri) günlerdir. CMK m. 39/4'teki 'tatil' ifadesi, bu kanunla belirlenmiş resmi tatil günlerini ifade eder. 'İdari izin' ise, idarenin (genellikle bayramlarla birleştirmek amacıyla) kamu personelinin idari olarak izinli sayılmasına yönelik bir tasarrufudur. Bu izin, sadece kamu kurumlarının işleyişini etkiler, ancak adliyeler gibi nöbetçi usulüyle çalışan yerlerde işlemler devam edebilir ve en önemlisi, kanunla belirlenmiş olan hak düşürücü nitelikteki sürelerin işlemesini durdurmaz. Somut kararda da, temyiz süresinin son gününün idari izinli bir Cuma gününe denk gelmesine rağmen, bu günün resmi tatil olmaması nedeniyle temyiz süresinin uzamadığı ve süresinden sonra yapılan temyiz isteminin reddedilmesi gerektiği belirtilmiştir. Dolayısıyla, avukatların ve tarafların idari izin günlerini resmi tatil gibi değerlendirerek süreleri kaçırmamaları kritik öneme sahiptir.