5237 sayılı TCK m. 62'de düzenlenen 'takdiri indirim nedenleri'nin kanunda 'gibi' denilerek örnekseme yoluyla sayılmasının hukuki anlamı nedir? Hakimin bu konudaki takdir yetkisinin sınırları nelerdir? Yargıtay'ın, takdiri indirimin uygulanmamasına ilişkin kararlarda aradığı 'gerekçe' standardını açıklayınız. (Yargıtay CGK, 2009/9-62 E., 2009/191 K.)
TCK m. 62/2'de takdiri indirim nedenlerinin ('failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri') sayıldıktan sonra 'gibi' edatının kullanılması, bu nedenlerin sınırlı sayıda (tahdidi) olmadığını, örnekleyici (tadadi) nitelikte olduğunu gösterir. Bunun hukuki anlamı, hakimin kanunda sayılan bu nedenlerle bağlı olmadığı, somut olayın özelliklerine göre bu listede yer almayan başka bir nedeni de (örneğin, mağdurun kusurlu olması, failin gençlik heyecanı, suçunu samimi bir şekilde ikrar etmesi vb.) takdiri indirim nedeni olarak kabul edebilmesidir. Hakim, bu konuda serbest değerlendirme yetkisine sahiptir. Ancak, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2009/191 sayılı kararında da vurgulandığı gibi, hakimin takdir yetkisi sınırsız ve keyfi değildir. TCK m. 62'nin son cümlesi 'Takdiri indirim nedenleri kararda gösterilir' demektedir. Bu, hem indirimin uygulandığı hem de uygulanmadığı durumlarda mahkemenin gerekçe gösterme zorunluluğu olduğu anlamına gelir. Yargıtay, özellikle takdiri indirimin uygulanmamasına ilişkin kararlarda, 'kanuni şartları oluşmadığından', 'mahkememizce takdir edilmediğinden' gibi soyut, klişe ve kanun metninin tekrarı niteliğindeki gerekçeleri yeterli bulmamaktadır. Mahkemenin, dosyaya yansıyan somut olgulara dayanarak, sanığın lehine neden takdiri indirim uygulamadığını, örneğin 'yargılama sürecindeki olumsuz tavırları', 'pişmanlık göstermemesi', 'suçu işleme biçimindeki yoğun kastı' gibi denetime elverişli, somut ve makul gerekçelerle açıklaması gerekmektedir. Bu, kararların denetlenebilirliğini ve adil yargılanma hakkını sağlayan bir zorunluluktur.