HMK m. 359, bölge adliye mahkemesi (BAM) kararlarında bulunması gereken unsurları saymaktadır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2017/4519 E., 2018/8283 K. sayılı kararında, BAM kararının sadece şekli bir eksiklik (başkan, üyeler ve zabıt katibinin ad ve sicil numaralarının yazılmaması) nedeniyle bozulmasının ardındaki hukuki gerekçe nedir? Bu tür şekli kuralların adil yargılanma hakkı ve hukuki güvenlik ilkesiyle ilişkisini tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #122777

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin ilgili kararında, HMK m. 359'da sayılan unsurların eksikliği nedeniyle BAM kararını bozmasının temel hukuki gerekçesi, bu maddenin emredici nitelikte olmasıdır. HMK m. 359, bir kararın nasıl yazılması gerektiğini detaylı bir şekilde düzenleyerek, yargı kararlarında bulunması gereken asgari standartları belirler. Kararda başkan, üyeler ve zabıt katibinin ad ve sicil numaralarının yer alması, basit bir formalite değildir. Bu unsurlar, kararı kimin verdiğini, yani yargılamayı yapan heyetin usulüne uygun teşekkül edip etmediğini, kararın meşruiyetini ve denetlenebilirliğini sağlar. Bu bilgilerin eksikliği, kararın kim tarafından verildiği konusunda şüphe ve tereddüt yaratır. Bu tür şekli kurallar, adil yargılanma hakkı ve hukuki güvenlik ilkesiyle doğrudan ilişkilidir. Adil yargılanma hakkı, kanunla kurulmuş, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından yargılanmayı gerektirir. Kararda heyet bilgilerinin bulunmaması, bu temel güvencenin denetlenmesini zorlaştırır. Hukuki güvenlik ilkesi ise, kararların açık, anlaşılır, denetlenebilir ve infazda tereddüt yaratmayacak şekilde olmasını gerektirir. Yargıtay'ın vurguladığı gibi, bu kurallara uyulmaması 'yargıda açıklık ve netlik prensibinin' ihlali anlamına gelir ve kamu düzenini olumsuz etkiler. Bu nedenle, Yargıtay, bu tür eksiklikleri esasa girmeden 'münhasıran' bir bozma sebebi olarak kabul etmektedir.