Yargıtay'ın en güncel içtihadına göre (Yargıtay 2. HD, 2024/2402 K.), düğünde takılan ziynet eşyalarının mülkiyeti konusunda nasıl bir üçlü ayrım yapılmaktadır? Özellikle 'erkeğe takılan ancak kadına özgü olan' ve 'takı sandığına konulan' ziynetlerin aidiyeti nasıl belirlenmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #122772

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2024/2402 sayılı kararı ile belirlediği ve artık yerleşik hale gelen içtihada göre, düğün takılarının mülkiyeti konusunda üç aşamalı bir değerlendirme yapılmaktadır: 1. **Anlaşma Varsa:** Taraflar arasında ziynet eşyalarının nasıl paylaşılacağına dair geçerli bir anlaşma varsa, paylaşım bu anlaşmaya göre yapılır. Tarafların iradesi esastır. 2. **Örf ve Adet Varsa:** Taraflar arasında bir anlaşma yoksa, o yöreye özgü, takıların mülkiyetine dair yerleşik bir örf ve adet olduğu iddia ve ispat edilirse, paylaşım bu örf ve adete göre yapılır. İspat yükü, bu örf ve adetin varlığını iddia eden taraftadır. 3. **Anlaşma veya Örf ve Adet Yoksa (Genel Kural):** Bu durumda Yargıtay şu kuralları uygulamaktadır: - **Kime Takıldıysa Onundur:** Ekonomik değer taşıyan her şey (altın, para vb.) kural olarak kime takıldıysa ona aittir. - **Kadına Özgü Olanlar İstisnası:** Ancak, erkeğe takılmış olsa bile, 'kadına özgü' nitelikte olan takılar (bilezik, küpe, gerdanlık, takı seti vb.) kadına bağışlanmış sayılır ve kadının kişisel malıdır. - **Karşı Cinse Özgü Olma:** Takının hangi cinse özgü olduğu konusunda bir çekişme varsa, bilirkişi incelemesi yapılır. Eğer bir takının (örneğin bir saat) her iki cinse de özgü olduğu belirlenirse, bu durumda genel kurala dönülür ve kime takıldıysa ona ait olduğu kabul edilir. - **Takı Sandığı/Torbası:** Sandığa veya torbaya atılan, yani kimin adına takıldığı belli olmayan ziynetler için ise şu ayrım yapılır: Eğer sandığa konulan şey kadına veya erkeğe özgü bir şey ise, o cinse verilmiş sayılır. Eğer her iki cinse de özgü olduğu (unisex) veya niteliği anlaşılamayan (para gibi) bir şey ise, 'ortak' kabul edilmelidir.