Bir kişinin imzasını taklit ederek hazırlanan sahte bir bononun, kamu kurumu olan icra müdürlüğü aracılığıyla takibe konulması, ancak borçlunun itirazı üzerine takibin durması durumunda, dolandırıcılık suçu hangi aşamada kalmıştır? Bu eylemin TCK m. 158/1-d açısından nasıl nitelendirilmesi gerektiğini ve görevli mahkemeyi belirtiniz.
Bu eylem, TCK m. 158/1-d'de tanımlanan 'kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık' suçuna teşebbüs aşamasında kalmıştır. Suçun unsurları şu şekilde değerlendirilir: 1. **Hileli Davranış:** Sahte bono düzenlemek hileli bir davranıştır. 2. **Kamu Kurumunun Araç Olarak Kullanılması:** Bu sahte bononun, bir kamu kurumu olan icra müdürlüğü nezdinde işleme konularak takibe sokulması, kurumun maddi varlığının (takip sistemi, resmi prosedürleri) suçun işlenmesinde araç olarak kullanılmasıdır. 3. **Teşebbüs Aşaması:** Dolandırıcılık suçu, bir zarar suçudur. Suçun tamamlanabilmesi için mağdurun malvarlığında bir azalma, yani bir zararın meydana gelmesi gerekir. Olayda, icra takibi başlatılarak suçun icra hareketlerine başlanmış, ancak borçlunun süresinde itiraz etmesiyle takip durmuş ve haciz gibi bir zarar doğurucu işlem yapılamamıştır. Zarar neticesi gerçekleşmediği için suç, TCK m. 35 uyarınca teşebbüs aşamasında kalmıştır. Eğer itiraz edilmeseydi ve haciz tatbik edilseydi, haczin kendisi bir zarar unsuru oluşturacağından suç tamamlanmış olacaktı (Bkz. Yargıtay 11CD-K.2022/3855). 4. **Nitelendirme ve Görevli Mahkeme:** Eylem, kamu kurumunun araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılığa teşebbüstür (TCK m. 158/1-d, m. 35). Bu suçun yargılaması, suçun nitelikli hali nedeniyle Asliye Ceza Mahkemesi'nde değil, Ağır Ceza Mahkemesi'nde yapılır.