TCK m. 158/1-d'de düzenlenen 'Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık' suçunun maddi unsurlarını açıklayınız. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, bu suçun oluşumu için 'kurumun isminin kullanılması' yeterli midir, yoksa 'maddi bir varlığının kullanılması' mı gerekmektedir? Örneklerle açıklayınız. (Yargıtay CGK - Esas : 2022/204, Karar : 2022/749)
TCK m. 158/1-d'de düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunun maddi unsurları, temel dolandırıcılık suçunun unsurlarına ek olarak özel bir işleniş biçimini gerektirir. Bu unsurlar şunlardır: a) Failin hileli davranışlarda bulunması, b) Bu hileli davranışlarla bir başkasını aldatması, c) Aldatılan kişinin veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına haksız bir yarar sağlaması, d) Bu eylemin kamu kurum ve kuruluşları, kamu meslek kuruluşları, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin 'araç olarak kullanılması' suretiyle işlenmesi. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2022/204 E., 2022/749 K. sayılı kararında da vurgulandığı üzere, bu nitelikli halin uygulanabilmesi için failin sadece kurumun adını anması veya kendisini o kurumun bir görevlisi olarak tanıtması yeterli değildir. Suçun işlenmesinde, mağdurda güven oluşturacak şekilde, o kuruma ait 'maddi bir varlığın' kullanılması gerekmektedir. Örnekler: - Sahte bir nüfus cüzdanı veya pasaport kullanarak kredi çekmek (Nüfus Müdürlüğü veya Emniyet Genel Müdürlüğü'nün maddi varlığı). - TOKİ'ye ait sahte antetli kağıtlar ve formlar düzenleyerek konut satışı vaadiyle para toplamak (TOKİ'nin maddi varlığı). - Sahte polis kimliği veya üniforması giyerek ceza kesme bahanesiyle para almak (Emniyet Genel Müdürlüğü'nün maddi varlığı). - Sahte bir mahkeme kararı veya tapu senedi kullanarak mülk devri yapmaya çalışmak (Adliyelerin veya Tapu Müdürlüğü'nün maddi varlığı). Bu örneklerde görüldüğü gibi, suçun işlenmesini kolaylaştıran ve hileyi güçlendiren, kuruma ait fiziksel bir belge, üniforma, evrak veya benzeri bir materyalin kullanılması şarttır.