TMK m. 528 uyarınca yapılan mirastan feragat sözleşmesinin, miras bırakanın katılımı olmaksızın, sadece mirasçılar arasında yapılması halinde hukuki sonucu ne olur? Bu tür bir sözleşmenin TMK m. 677 ve m. 678 kapsamında 'miras payı üzerinde sözleşme' olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceğini tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #122759

TMK m. 528'de düzenlenen mirastan feragat sözleşmesi, mirasbırakan ile gelecekteki yasal mirasçısı arasında yapılan ve mirasçının miras hakkından ivazlı veya ivazsız olarak vazgeçtiği iki taraflı bir 'miras sözleşmesi' türüdür. Bu sözleşmenin en temel geçerlilik şartı, taraflarından birinin mutlaka mirasbırakan (muris) olmasıdır. Mirasbırakanın katılımı olmaksızın, sadece mirasçıların kendi aralarında, ileride doğacak miras haklarından birinin diğeri lehine vazgeçtiğine dair yaptıkları bir sözleşme, TMK m. 528 anlamında bir 'mirastan feragat sözleşmesi' değildir ve bu nedenle geçersizdir; feragat edenin mirasçılık sıfatını sona erdirmez. Ancak bu sözleşme tamamen hükümsüz de kalmayabilir. Somut olayın özelliklerine göre, bu tür bir anlaşma, TMK m. 677'de düzenlenen 'miras payının devri sözleşmesi' veya TMK m. 678'de düzenlenen 'mirasın açılmasından önce yapılan sözleşme' olarak yorumlanabilir. TMK m. 678, mirasbırakanın katılımı veya izni olmaksızın bir mirasçının diğer mirasçılar veya üçüncü bir kişi ile yapacağı, ileride açılacak bir tereke hakkındaki sözleşmelerin geçersiz olduğunu belirtir. Fakat aynı madde, bu tür sözleşmelerin tarafları borçlandırıcı bir işlem olarak ifa yükümlülüğü doğurabileceğini de kabul eder. Dolayısıyla, mirasçıların kendi aralarında yaptığı 'feragat' içerikli anlaşma, bir mirastan feragat sözleşmesi olarak mirasçılık sıfatını düşürmese de, taraflar arasında borç doğurucu bir sözleşme olarak geçerli kabul edilebilir ve sözleşmeye uymayan taraf aleyhine tazminat veya ifa davası açılmasına zemin hazırlayabilir.