Dövizle askerlik bedelinin ödenmesinde geç kalınması her durumda hakkın kaybına yol açar mı? AYİM 3.D. 7.7.2004 tarihli, E.2004/204, K.2004/1229 sayılı kararını referans alarak, idarenin bu konudaki takdir yetkisini 'hakkaniyet' ve 'ölçülülük' ilkeleri çerçevesinde tartışınız.
Dövizle askerlik bedelinin zamanında ödenmesi, bu haktan yararlanmanın temel şartlarından biridir ve kural olarak süresinde ödeme yapmayan yükümlü bu hakkını kaybeder. Nitekim AYİM 2.D. 04.04.2002 tarihli E.2001/733, K.2002/479 sayılı kararında bu katı kural uygulanmıştır. Ancak, idarenin tüm eylem ve işlemlerinde olduğu gibi, bu kuralın uygulanmasında da katı bir formalizm yerine 'hakkaniyet' ve 'ölçülülük' ilkelerinin gözetilmesi gerekir. Makalede atıf yapılan AYİM 3.D. 7.7.2004 tarihli, E.2004/204, K.2004/1229 sayılı karar bu noktada önemli bir içtihat oluşturmaktadır. Bu kararda, davacının son taksidi sadece 10 gün gecikmeyle ödediği ve bu gecikmenin 'kabul edilebilir nedenlere' dayandığı belirtilerek, dövizle askerlik kapsamından çıkarılma işleminin amaç ve sebep unsurları yönünden hukuka aykırı olduğuna hükmedilmiştir. Bu karar, idarenin takdir yetkisinin mutlak ve sınırsız olmadığını, ödemedeki gecikmenin süresi, yükümlünün kusur durumu, gecikmenin haklı bir sebebe dayanıp dayanmadığı gibi unsurları değerlendirmesi gerektiğini göstermektedir. Çok kısa süreli ve haklı bir mazerete dayanan gecikmelerde, kişinin tüm hakkını kaybetmesi sonucunu doğuran bir idari işlem, elde edilmek istenen kamu yararı (bedelin zamanında tahsili) ile kişinin uğradığı zarar (askerlik statüsünün değişmesi) arasında orantısızlık yaratacağı için 'ölçülülük' ilkesine aykırı bulunabilir. Dolayısıyla, ödemede geç kalınması kural olarak hakkın kaybına yol açsa da, somut olayın özelliklerine göre hakkaniyet ve ölçülülük ilkeleri çerçevesinde bir değerlendirme yapılması zorunludur.