Ziynet eşyalarının iadesi davasında, kadın, ziynetlerin evden ayrılırken zorla elinden alındığını ve evde kaldığını tanık beyanlarıyla ispatlamıştır. Bu durumda ispat yükü kime geçer ve kocanın bu iddiaya karşı neyi ispatlaması gerekir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #122709

Ziynet eşyaları kural olarak kadının kişisel malı olup, hayatın olağan akışına göre onun himayesinde bulunur. Davacı kadın, ziynetlerin varlığını ve evden ayrılırken kendi rızası dışında elinden alındığını veya evde kaldığını (yani kendi himayesinden çıktığını) tanık gibi delillerle ispatladığında, ispat yükü yer değiştirir ve davalı kocaya geçer. Bu aşamadan sonra koca, ziynetlerin kendisinde olmadığını veya onları iade borcu altında olmadığını ispatlamakla yükümlü hale gelir. Kocanın bu durumda ispatlaması gereken hususlar şunlar olabilir: 1) Ziynetleri daha sonra kadına iade ettiğini (bunu yazılı delil veya güçlü tanık beyanlarıyla ispatlamalıdır). 2) Kadının, bu ziynetleri kendisine 'iade edilmemek üzere' bağışladığını veya ortak harcamalar için karşılıksız olarak verdiğini. 3) Kadının iddialarının aksine, ziynetleri evden ayrılırken yanında götürdüğünü. Sadece 'bende değil' şeklindeki soyut bir savunma yeterli değildir. Kadın, ziynetlerin kendi kontrolünden çıktığını ispatladığı anda, top davalı kocanın sahasına geçer ve o, iadeyle yükümlü olmamasının hukuki sebebini kanıtlamak zorunda kalır. (Bkz: Yargıtay HGK - Esas : 2023/191, Karar : 2023/703)