Boşanma davasında, koca, kadına ait ziynetlerin 'tüp bebek tedavisi' gibi ortak bir sağlık ihtiyacı için harcandığını kabul etmiştir. Bu savunma, kocayı ziynetleri iade borcundan kurtarır mı? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımını açıklayınız. (Yargıtay 2. HD - Karar No: 2018/13037)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #122679

Hayır, bu savunma tek başına kocayı ziynetleri iade borcundan kurtarmaz. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2018/13037 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, ziynet eşyaları kadının kişisel malıdır. Bu malların, ailenin ortak ihtiyacı veya hatta doğrudan kadının da faydasına olan bir amaç (tüp bebek tedavisi gibi) için harcanmış olması, kocanın iade yükümlülüğünü otomatik olarak ortadan kaldırmaz. Kocanın bu yükümlülükten kurtulabilmesi için, kadının bu ziynetleri 'iade talebinden feragat ederek' veya 'geri istememek üzere' verdiğini, yani bir nevi bağışlama iradesiyle hareket ettiğini açıkça ispatlaması gerekir. Tedavi gibi bir zorunluluk karşısında kadının ziynetlerinin bozdurulmasına rıza göstermesi, mülkiyet hakkından veya geri isteme hakkından feragat ettiği anlamına gelmez. Bu durumda, erkeğin harcamayı yapması, kadının kişisel malını kullanarak aile birliği için bir yükümlülüğü yerine getirmesi olarak kabul edilir ve bu kullanım, aksi ispatlanmadıkça kadına karşı bir borç doğurur. İspat yükü, ziynetlerin bağışlandığını iddia eden kocanın üzerindedir.