Ziynet eşyalarının iadesi davasında davacı kadın, iddiasını ispatlamak için düğün fotoğraflarını delil olarak sunmuştur. Mahkemenin, bu fotoğrafları dikkate almadan veya fotoğraflarla uyumlu olmayan bir bilirkişi raporuna dayanarak karar vermesi hukuka uygun mudur? (Yargıtay 3. HD - Karar: 2017/119)
Hayır, hukuka uygun değildir. Ziynet eşyası davalarında, davacı kadın ziynetlerin varlığını ve niteliğini her türlü delille ispatlayabilir. Düğün video kayıtları ve fotoğrafları, bu konuda en önemli delillerdendir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2017/119 K. sayılı kararında da vurgulandığı gibi, mahkeme, sunulan bu delilleri göz ardı edemez. Eğer mahkeme bir bilirkişi incelemesi yaptırmışsa, bilirkişinin raporunu dosyadaki diğer delillerle, özellikle de fotoğraf ve video gibi somut delillerle karşılaştırmak ve raporun bu delillerle uyumlu olup olmadığını denetlemek zorundadır. Bilirkişi raporu, fotoğraflarda açıkça görülen ziynetleri eksik tespit etmişse veya niteliğini yanlış belirlemişse, mahkeme bu çelişkiyi gidermelidir. Gerekirse, davacının itirazları doğrultusunda yeni bir bilirkişiden veya ek rapor alarak, dosya kapsamına uygun bir sonuca ulaşmalıdır. Fotoğraf gibi somut bir delil dururken, bununla çelişen ve soyut kalan bir bilirkişi raporuna dayanarak eksik veya hatalı hüküm kurulması, delillerin takdirinde hataya düşüldüğü anlamına gelir ve Yargıtay tarafından bir bozma nedeni sayılır.