CMK m. 251/8 'Basit yargılama usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uygulanmaz.' hükmünü amirdir. Sanığın, mağdura karşı hem basit yaralama (TCK m. 86/2 - basit yargılama kapsamında) hem de nitelikli tehdit (TCK m. 106/2 - basit yargılama kapsamında değil) suçlarını aynı olayda işlediği bir durumda, asliye ceza mahkemesi nasıl bir yol izlemelidir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #122660

Bu durumda asliye ceza mahkemesi, her iki suç için de basit yargılama usulünü uygulayamaz ve genel hükümlere göre duruşma açarak yargılama yapmak zorundadır. CMK m. 251/8'deki bu düzenleme, 'usul ekonomisi' ve 'yargılamanın bütünlüğü' ilkelerine dayanmaktadır. Aynı olaydan kaynaklanan ve birbiriyle bağlantılı olan suçların, farklı usullerle (biri dosya üzerinden, diğeri duruşmalı olarak) yargılanması, çelişkili kararların çıkmasına, delillerin bütüncül değerlendirilmesinin zorlaşmasına ve yargılamanın karmaşıklaşmasına neden olur. Kanun koyucu bu sakıncaları önlemek için, suçlardan en az bir tanesi basit yargılama usulü kapsamı dışındaysa, tüm suçların birlikte ve genel yargılama usulüne göre görülmesini emretmiştir. Dolayısıyla mahkeme, basit yaralama suçu tek başına kalsaydı uygulayabileceği basit yargılama usulünden feragat ederek, her iki suç için de duruşma günü belirleyip olağan yargılama prosedürünü işletecektir. (Bkz: Yargıtay 1. CD, K.2021/9079)