Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/983 E. sayılı kararında bir sözleşmenin 'adi ortaklık' mı yoksa 'kazanca katılmalı kira sözleşmesi' mi olduğunun tespiti için hangi unsurları aradığını ve bu unsurların somut olayda neden gerçekleşmediğini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #122627

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 818 sayılı mülga Borçlar Kanunu'nun 520. maddesi (6098 sayılı TBK m. 620) çerçevesinde bir adi ortaklığın varlığı için şu unsurları aramaktadır: 1) Kişi (iki veya daha fazla), 2) Sözleşme, 3) Katılım Payı (sermaye, emek vb.), 4) Ortak Amaç, ve 5) Affectio Societatis (müşterek gayeye ulaşmak için birlikte, eşit bir düzlemde çalışma iradesi). Karara göre, somut olaydaki 'ortaklık sözleşmesi' başlıklı belgede bu unsurlar bulunmamaktadır. Özellikle 'affectio societatis' unsuru eksiktir; zira davacı sadece yeri tahsis etmiş, işin fiilen yürütülmesine, giderlerine ve ticari faaliyetine katılmamıştır. Ayrıca, ortaklığın en önemli emarelerinden olan 'kâra ve zarara birlikte katlanma' ilkesi de yoktur. Sözleşmede davacıya, işletme zarar etse dahi her ay sabit bir bedel ve cirodan %6 pay ödenmesi garanti edilmiştir. Bu durum, davacının zarara katılmadığını, tipik bir ortaklık ilişkisinden ziyade, bir tarafın yer kullandırdığı ve karşılığında gelire bağlı bir bedel aldığı bir ilişki olduğunu göstermektedir. Bu nedenle Kurul, sözleşmenin gerçek niteliğinin 'kazanca katılmalı kira sözleşmesi' olduğuna ve uyuşmazlığın Sulh Hukuk Mahkemesi'nde görülmesi gerektiğine karar vermiştir. (YHGK E. 2017/983, K. 2019/543)