5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 4/1-b maddesi, 'Birden fazla devlet vatandaşlığına sahip olanlar hakkında, bunların aynı zamanda Türk vatandaşı olmaları halinde Türk Hukuku uygulanır.' hükmünü içermektedir. Bu hükmün, çifte vatandaş olan bir kişinin yurt dışında işlediği bir suçtan dolayı yabancı bir devlet tarafından iadesi talebi karşısındaki etkisini, Anayasa m. 38 ile birlikte değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #122615

Bu hüküm, çifte vatandaş olan bir kişinin iadesi talebi karşısında, iadenin reddedilmesi yönünde çok güçlü bir argüman oluşturur. 5718 sayılı Kanun'un bu maddesi, Türk hukuk sisteminin, aynı zamanda Türk vatandaşı olan çifte vatandaşları, diğer vatandaşlıklarına bakmaksızın, öncelikli olarak 'Türk' olarak kabul ettiğini ve onlara Türk hukukunu uygulayacağını belirtir. Bu, 'etkin vatandaşlık' ilkesinin bir yansımasıdır. Bir kişi, Türk hukuku açısından 'Türk' kabul edildiğinde, Anayasa'nın 38. maddesinin son fıkrasında yer alan 'vatandaş, suç sebebiyle yabancı bir ülkeye verilemez' şeklindeki mutlak korumadan da yararlanır. Dolayısıyla, iadesi talep edilen kişi, aynı zamanda başka bir ülkenin vatandaşı olsa bile, Türk vatandaşlığına da sahip olduğu müddetçe, Anayasal koruma altındadır ve iadesi mümkün değildir. Yabancı devlet, bu durumda Türkiye'den, 'iade et ya da yargıla' ilkesi uyarınca, bu kişiyi kendi kanunlarına göre yargılamasını talep edebilir.