Sanığın, bir sosyal medya paylaşımında 'Diyanet'in hoparlörden dua okuması boşuna, tanrı yaşlanmış duymuyor herhalde, bu bunak tanrıya sesini duyurmak için hoca zorlanıyor' şeklinde ifadelere yer vermesi, TCK m. 216/3 açısından suç oluşturur mu? Yargıtay'ın 'aşağılama' ve 'kamu barışını bozmaya elverişlilik' unsurlarını bu tür bir olayda nasıl değerlendirdiğini açıklayınız. (Yargıtay 8. CD, K: 2024/120)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #122611

Evet, bu ifadeler TCK m. 216/3'te tanımlanan 'halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama' suçunu oluşturur. Yargıtay'ın ilgili kararında da benzer bir mantık izlenmiştir. Suçun unsurları şu şekilde oluşur: 1) Dini Değer: İslam dininde 'Tanrı' (Allah) ve 'dua' kavramları, inananlar için en temel ve kutsal dini değerlerdir. 2) Aşağılama: 'Bunak tanrı', 'yaşlanmış, kulağı az duyuyor' gibi ifadeler, eleştiri veya mizah sınırlarını aşan, doğrudan dini inancın temelini oluşturan varlığı ve ibadeti küçümseyen, onur kırıcı ve hakaretamiz nitelikte ifadelerdir. Bu, açıkça bir 'aşağılama'dır. 3) Aleniyet: Sosyal medya üzerinden yapılan bir paylaşım, herkesin erişimine açık olduğu için 'aleniyet' unsurunu gerçekleştirir. 4) Kamu Barışını Bozmaya Elverişlilik: Bu tür ifadelerin, İslam dinine mensup olan ve toplumun çoğunluğunu oluşturan kesimde infial, öfke ve incinme yaratma, farklı inanç grupları arasında gerginliğe yol açma potansiyeli yüksektir. Yargıtay, bu tür paylaşımlara karşı yapılan ihbarları da bu potansiyelin bir göstergesi olarak kabul etmektedir. Dolayısıyla, fiil, objektif olarak kamu barışını bozmaya 'elverişli' kabul edilir ve suçun tüm unsurları oluşmuş sayılır.