Boşanma davasında koca, kadına ait ziynetlerin 'düğün borçları için' harcandığını savunmuştur. Bu savunma hukuken geçerli midir ve Yargıtay'ın bu konudaki yerleşik içtihadı nedir?
Bu savunma, tek başına, kocayı ziynetleri iade borcundan kurtarmak için hukuken geçerli değildir. Düğün masrafları, evlilik birliğinin kurulması için yapılan ortak giderler olarak kabul edilir ve kural olarak bu giderlerin karşılanması her iki eşin de sorumluluğundadır. Ancak Yargıtay'ın yerleşik içtihadına göre, kadına takılan ziynetler onun kişisel malıdır. Bu kişisel malların, evlilik birliğinin ortak borçları (düğün borçları, ev kirası, faturalar vb.) için harcanmış olması, kadının bu alacağından feragat ettiği anlamına gelmez. Koca, bu ziynetlerin 'iade edilmemek üzere' ve 'karşılıksız olarak' kadın tarafından bu amaçla verildiğini, yani kadının bu borca kişisel malıyla bir nevi 'bağış' yoluyla katıldığını ispatlamadığı sürece, iade borcu devam eder. Kadının rızasıyla dahi olsa, ortak borçlar için harcanan ziynetler, koca tarafından kadından alınmış bir 'borç' olarak kabul edilir. Aksi durumun ispat külfeti, hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden kocaya aittir. (Bkz: Yargıtay 2.HD-K.2014/26223)