TCK m. 216/2'de düzenlenen 'halkın bir kesimini ... alenen aşağılama' suçu ile TCK m. 125'te düzenlenen genel hakaret suçu arasındaki temel ayrım noktası, suçun mağduru açısından nasıl belirginleşir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #122596

İki suç arasındaki temel ayrım noktası, suçun mağdurunun 'belirli' veya 'belirsiz' olmasıdır. 1) Hakaret (TCK m. 125): Bu suçun mağduru, 'belirli' veya en azından kimliği 'belirlenebilir' bir gerçek veya tüzel kişidir. Fiil, bir veya birkaç kişinin onur, şeref ve saygınlığını hedef alır. Örneğin, 'Ahmet yalancıdır' veya 'X şirketinin yöneticileri hırsızdır' demek gibi. Mağdurun şahsı somutlaştırılmıştır. 2) Halkın Bir Kesimini Aşağılama (TCK m. 216/2): Bu suçun mağduru, tek bir kişi değil, kanunda sayılan özelliklere (sınıf, ırk, din, mezhep, cinsiyet, bölge) sahip, 'gayrimuayyen' yani birey olarak tek tek belirlenemeyen kişilerden oluşan bir 'halk kesimi'dir. Failin eylemi, bir bireyin şahsiyetine değil, o bireyin mensubu olduğu kolektif kimliğin onur ve saygınlığına yöneliktir. Örneğin, 'Tüm Aleviler sapkındır' veya 'Karadenizliler cahildir' gibi bir ifade, tek tek bireyleri değil, o gruba mensup herkesi hedef aldığı için TCK m. 216/2 kapsamına girer. Kısacası, TCK m. 125 bireysel onuru, TCK m. 216/2 ise kolektif onuru korumaktadır.