5237 sayılı TCK'nın 19. maddesinin 2. fıkrasında yer alan istisnalar (suçun Türkiye'nin güvenliğine karşı, zararına, Türk vatandaşına veya Türk tüzel kişisine karşı işlenmesi) hariç tutulduğunda, Türkiye'de yargılanan bir sanık hakkında yabancı kanunun ceza üst sınırının dikkate alınması (TCK m. 19/1), hangi ceza hukuku ilkesinin bir gereğidir ve bu kuralın amacı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #122576

Bu kural, ceza hukukunun temel ilkelerinden olan 'kanunilik' (nullum crimen, nulla poena sine lege) ilkesinin uluslararası alandaki bir yansıması ve 'hukuki güvenlik' ilkesinin bir gereğidir. Kanunilik ilkesi, bir kişinin işlediği fiilin suç olduğunu ve karşılığında ne kadar ceza alabileceğini önceden bilmesini, yani öngörebilmesini gerektirir. Bir kişi yabancı bir ülkede suç işlediğinde, o an için tabi olduğu ve bilmesi beklenen hukuk, o ülkenin hukukudur. TCK m. 19/1, failin, eylemini gerçekleştirdiği yerin kanununda öngörülenden daha ağır bir ceza ile Türkiye'de karşılaşmasını engelleyerek, onun hukuki güvenliğini korumayı amaçlar. Bu, bir nevi 'failin lehindeki ceza kanununun uygulanması' ilkesinin özel bir halidir. Fail, eyleminin sonuçlarını işlediği yerdeki hukuk düzenine göre öngörebilmiş olmalıdır. Türkiye'nin yargı yetkisini kullanırken bu sınırı aşmaması, adil bir yargılama ve öngörülebilirlik açısından önemlidir. TCK m. 19/2'deki istisnalar ise, Türkiye'nin daha üstün bir menfaatinin (kendi güvenliği, vatandaşının korunması vb.) olduğu durumlarda bu kuralı devre dışı bırakmaktadır.