Anayasa Mahkemesi'nin bireysel başvuru kabul edilebilirlik incelemesinde 'başvuru yollarının tüketilip tüketilmediği' kriteri, CMK m. 141 vd. düzenlenen 'koruma tedbirleri nedeniyle tazminat' talepleri açısından nasıl bir özellik arz etmektedir? 8. Yargı Paketi ile bu konuda getirilen yeni mekanizmayı açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #122573

Bireysel başvurunun temel kabul edilebilirlik şartlarından biri, Anayasa m. 148/3 uyarınca 'olağan kanun yollarının tüketilmesidir'. Haksız tutuklama veya yakalama gibi koruma tedbirleri nedeniyle tazminat talepleri için olağan kanun yolu, CMK m. 141 vd. uyarınca ağır ceza mahkemesinde dava açmaktır. Bu yol tüketilmeden AYM'ye yapılan başvurular, 'başvuru yollarının tüketilmemesi' nedeniyle reddedilmekteydi. 8. Yargı Paketi (7499 sayılı Kanun), bu süreci kökten değiştirerek 6384 sayılı Kanun'un adını ve kapsamını değiştirmiş ve 'Tazminat Komisyonu'nu bu tür başvurular için yeni bir 'olağan başvuru yolu' olarak tasarlamıştır. Yeni düzenlemeye göre, CMK m. 141/1 (e), (f) ve (l) bentleri kapsamındaki (beraat veya KYOK sonrası haksız tutuklama, gözaltı ve bazı adli kontrol türleri) tazminat talepleri, artık doğrudan ağır ceza mahkemesine değil, öncelikle Tazminat Komisyonu'na yapılacaktır. Komisyon kararlarına karşı idari yargıda itiraz yolu açıktır. Bu mekanizma, AYM ve AİHM önündeki benzer nitelikteki başvuruları azaltmayı ve daha hızlı, idari bir çözüm yolu sunmayı amaçlamaktadır. Dolayısıyla, bu tür talepler için artık tüketilmesi gereken olağan başvuru yolu, mahkemeler değil, Tazminat Komisyonu ve devamındaki idari yargı yoludur.