Mirasbırakanın katılımı olmaksızın, yasal mirasçıların kendi aralarında, birinin miras hakkından diğerleri lehine feragat ettiğine dair yaptıkları bir sözleşmenin hukuki geçerliliği nedir? Bu tür bir sözleşmenin TMK m. 528 anlamında bir 'mirastan feragat sözleşmesi' olarak kabul edilip edilemeyeceğini ve olası hukuki niteliğini TMK m. 677 ve 678 bağlamında değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #122549

Mirasbırakanın katılımı olmaksızın, mirasçıların kendi aralarında yaptıkları bir sözleşme, TMK m. 528 anlamında bir 'mirastan feragat sözleşmesi' olarak kesinlikle kabul edilemez. Mirastan feragat sözleşmesi, mirasbırakan ile müstakbel mirasçı arasında yapılan ve resmi vasiyetname şeklinde (TMK m. 545) yapılması zorunlu olan iki taraflı bir hukuki işlemdir. Mirasbırakanın taraf olmadığı bir işlem, bu niteliği taşımaz ve geçersizdir. Mirasçıların kendi aralarında yaptıkları böyle bir sözleşmenin olası hukuki niteliği, yapıldığı zamana göre değişir. Eğer bu sözleşme mirasbırakan hayattayken yapılmışsa, TMK m. 678'e göre geçersizdir. Çünkü bu madde, mirasbırakanın katılımı olmadan onun mirası hakkında mirasçılar veya üçüncü kişilerle yapılan sözleşmelerin bağlayıcı olmadığını hükme bağlar. Eğer sözleşme mirasbırakanın ölümünden sonra (miras açıldıktan sonra) yapılmışsa, bu bir 'mirastan feragat' değil, TMK m. 677'de düzenlenen 'miras payının devri sözleşmesi' olarak nitelendirilebilir. Bu durumda feragat ettiğini beyan eden mirasçı, aslında kendi miras payını diğer mirasçılara veya üçüncü bir kişiye devretmiş olur. Bu sözleşmenin geçerliliği için ise noterde yazılı şekilde yapılması yeterlidir, resmi vasiyetname şekli aranmaz.