HMK m. 313'te tanımlanan 'mahkeme içi sulh' ile tarafların mahkeme dışında yaptıkları 'harici sulh' sözleşmesinin hukuki niteliği ve mahkeme kararına etkisi bakımından farklılıklarını analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #122538

Temel fark, hukuki nitelikleri ve davayı sona erdirme usulleridir. 1) Mahkeme İçi Sulh (HMK m. 313): Görülmekte olan bir davada, tarafların mahkeme huzurunda (duruşma tutanağına geçirilerek veya bir dilekçe sunup duruşmada teyit ederek) yaptıkları ve uyuşmazlığı sona erdiren bir 'usul hukuku sözleşmesi'dir. HMK m. 315 uyarınca, yapıldığı anda davayı sona erdirir ve 'kesin hüküm' gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, tarafların talebine göre ya sulh içeriğine uygun bir karar verir ya da 'karar verilmesine yer olmadığına' dair bir karar verir. Karşı tarafın rızası olmaksızın geri dönülemez. 2) Mahkeme Dışı (Harici) Sulh: Tarafların dava devam ederken mahkeme dışında, kendi aralarında yaptıkları bir 'maddi hukuk sözleşmesi'dir (genellikle Borçlar Kanunu kapsamındadır). Bu sözleşme tek başına davayı sona erdirmez. Taraflardan biri bu sözleşmeye dayanarak davanın sonuçlandırılmasını istediğinde, diğer taraf bunu kabul ederse, bu durum mahkeme içi sulhe dönüşür ve yukarıdaki sonuçları doğurur. Ancak, diğer taraf harici sulhü inkar eder veya geçerliliğini tartışmalı hale getirirse, mahkeme bu sulh sözleşmesini bir delil olarak değerlendirir ve davanın esası hakkında yargılamaya devam ederek bir hüküm kurar. Yani harici sulh, tek başına ve doğrudan davayı sona erdirme gücüne sahip değildir; mahkeme içi sulh ise davayı sona erdiren bir usuli işlemdir. (Bkz: Yargıtay 18. HD, K: 2016/10700)