TCK m. 216/1'de düzenlenen 'halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik' suçunun, TCK m. 216/2'de düzenlenen 'halkın bir kesimini alenen aşağılama' suçundan temel farkı nedir? Özellikle 'kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması' şartının bu iki suç tipi arasındaki ayrımda oynadığı rolü açıklayınız.
İki suç arasındaki temel fark, suçun hareket unsurunun niteliği ve aranan netice tehlikesinin türüdür. TCK m. 216/2'deki 'aşağılama' suçu, bir halk kesiminin onur ve saygınlığını rencide etmeye yönelik ifadelerle işlenir ve bir hakaret suçu niteliğindedir. Bu suçun oluşması için ifadenin alenen aşağılayıcı olması yeterlidir, ayrıca bir tehlike neticesi aranmaz. Buna karşılık, TCK m. 216/1'deki 'tahrik' suçu, çok daha nitelikli bir eylemi gerektirir. Sadece aşağılama veya saygısızlık yeterli olmayıp, halkın bir kesimini diğerine karşı aktif bir 'kin ve düşmanlığa' sevk etmeye, düşmanca tavırlar sergilemeye objektif olarak elverişli, ağır ve yoğun bir fiil olmalıdır. En önemli fark ise TCK m. 216/1'in bir 'somut tehlike suçu' olmasıdır. Yani, yapılan tahrikin 'kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlike' yaratması, suçun bir unsuru olarak aranmaktadır (TCK m. 216/1 gerekçesi). Bu tehlike, soyut bir ihtimal değil, somut olgularla desteklenen, şiddete yol açma potansiyeli taşıyan ciddi bir tehlike olmalıdır. Aşağılama suçunda (m. 216/2) ise böyle bir somut tehlike şartı bulunmamaktadır. Bu şart, TCK m. 216/1'i ifade özgürlüğünün daha dar bir istisnası haline getirmekte ve uygulama alanını ciddi ve tehlikeli nefret söylemleriyle sınırlamaktadır.