Mirastan feragat eden bir kişinin, mirasbırakanın borçlarından sorumluluğu (TMK m. 530) ile mirasın reddi (TMK m. 605 vd.) durumunda mirasçının sorumluluğu arasındaki temel farkları açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #122521

İki durum arasında sorumluluk açısından önemli farklar bulunmaktadır. 1) Mirasın Reddi: Mirası reddeden bir mirasçı, sanki mirasbırakandan önce ölmüş gibi kabul edilir ve mirasçılık sıfatını tamamen kaybeder. Dolayısıyla, terekenin borçlarından hiçbir şekilde sorumlu olmaz. Sorumluluk, mirası kabul eden diğer mirasçılara veya reddedenin payını alacak olan altsoyuna geçer. Bu, tam bir sorumsuzluk halidir. 2) Mirastan Feragat: Mirastan feragat eden kişinin sorumluluğu, feragatin ivazlı veya ivazsız olmasına göre değişir. a) İvazsız Feragat: Karşılıksız feragat eden kişi, tıpkı mirası reddeden gibi, tereke borçlarından sorumlu olmaz. b) İvazlı Feragat: Karşılık alarak feragat eden kişinin sorumluluğu ise TMK m. 530'da özel olarak düzenlenmiştir. Bu sorumluluk, 'ikincil' ve 'sınırlı' bir sorumluluktur. Koşulları şunlardır: i) Mirasın açıldığı anda tereke borçları karşılayamıyor olmalı, ii) Diğer mirasçılar bu borçları ödememiş olmalı. Bu koşullar varsa, feragat eden kişi, 'ölümden önceki beş yıl içinde mirasbırakandan almış olduğu karşılıktan, mirasın açılması anındaki zenginleşmesi tutarında' alacaklılara karşı sorumlu olur. Görüldüğü gibi, mirasın reddinde mutlak bir sorumsuzluk varken, ivazlı feragatte belirli koşullar altında, alınan karşılık ve zenginleşme miktarıyla sınırlı, ikincil bir sorumluluk söz konusudur.