Anayasa Mahkemesi'nin bireysel başvuru üzerine verdiği hak ihlali kararının, CMK m. 311/1-f'de düzenlenen 'yargılamanın yenilenmesi' sebebi ile 6216 sayılı Kanun m. 50/2'de düzenlenen 'yeniden yargılama' yolu arasındaki temel fark nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #122517

İki düzenleme arasındaki en temel ve pratik fark, yeniden yargılama sürecinin başlama şekli ve zorunluluğundadır. 1) 6216 sayılı Kanun m. 50/2'ye göre 'Yeniden Yargılama': Anayasa Mahkemesi, bir mahkeme kararından kaynaklanan hak ihlali tespit ettiğinde, ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için 'kendiliğinden' ve 'zorunlu' olarak dosyayı yeniden yargılama yapılması için ilgili mahkemeye gönderir. Bu, AYM kararının otomatik bir sonucudur; başvurucunun ayrıca bir talepte bulunmasına gerek yoktur. Derece mahkemesi için yeniden yargılama yapmak bir yükümlülüktür. 2) CMK m. 311/1-f'e göre 'Yargılamanın Yenilenmesi': Bu hüküm, İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi (İHAM) kararlarına ilişkindir. İHAM bir hak ihlali tespit ettiğinde, yeniden yargılama otomatik olarak başlamaz. Hükümlü veya vekilinin, İHAM kararını gerekçe göstererek, CMK'daki usule göre 'yargılamanın yenilenmesi talebinde' bulunması gerekir. Hükmü veren mahkeme önce bu talebin kabule değer olup olmadığını inceler, sonra yargılamayı yenileyebilir. Görüldüğü gibi, AYM kararı 'zorunlu ve otomatik' bir yeniden yargılama yolu açarken, İHAM kararı 'talebe bağlı' bir yargılamanın yenilenmesi sebebi teşkil etmektedir. Bu durum, AYM kararlarının iç hukuktaki etkisinin daha doğrudan ve güçlü olduğunu göstermektedir.