Anayasa m.38/son, 'vatandaş, suç sebebiyle yabancı bir ülkeye verilemez' derken, TCK m.10, 'Yabancı ülkede Türkiye namına memuriyet veya görev üstlenmiş olup da bundan dolayı bir suç işleyen kimse, ... yabancı ülkede hakkında mahkûmiyet hükmü verilmiş bulunsa bile, Türkiye'de yeniden yargılanır.' demektedir. Bu iki hüküm bir arada nasıl yorumlanmalıdır? TCK m.10, iade yasağını etkiler mi?
Bu iki hüküm birbiriyle çelişmez, aksine birbirini tamamlar ve devletin egemenlik anlayışını pekiştirir. Anayasa m.38/son, Türk vatandaşının yabancı bir devlete teslim edilmesini (iade) yasaklar. TCK m.10 ise, iade yasağının bir sonucu olan durumu düzenler: Yurt dışında suç işleyen ve iade edilemeyen (veya edilse bile) Türkiye adına görevli memurun nerede ve nasıl yargılanacağı. TCK m.10, iade yasağını etkilemez veya değiştirmez; tam tersine, iade edilmeyen vatandaşın cezasız kalmayacağını, Türk mahkemelerinde Türk kanunlarına göre yargılanacağını temin eder. Bu, 'iade et ya da yargıla' (aut dedere aut judicare) ilkesinin kanuni bir tezahürüdür. Hatta TCK m.10, bu ilkeyi daha da ileri götürerek, yabancı ülkede bir mahkumiyet kararı verilmiş olsa dahi (non bis in idem ilkesine istisna getirerek) yeniden yargılama yapılacağını öngörür. Kısacası, Anayasa m.38 failin fiziken teslimini yasaklarken, TCK m.10 bu fail üzerindeki yargısal egemenliğin Türk mahkemeleri tarafından kullanılacağını güvence altına alır.