Yabancı bir ülkede, yabancı uyruklu bir failin, başka bir yabancı uyruklu mağdura karşı işlediği ve TCK m.13 kapsamına girmeyen bir suçtan dolayı Türkiye'de yargılama yapılabilmesi için aranan 'suçluların geri verilmesi anlaşmasının bulunmaması veya geri verilme isteminin...kabul edilmemiş olması' (TCK m.12/3-b) şartı, hangi uluslararası hukuk ilkesinin bir yansımasıdır?
Bu şart, uluslararası ceza hukukunda 'aut dedere aut judicare' (iade et ya da yargıla) ilkesinin ve 'ikincil (subsidiar) yargı yetkisi' anlayışının bir yansımasıdır. Kural olarak, bir suçun yargılanmasında öncelikli yetki, suçun işlendiği devlet (ülkesellik ilkesi) veya failin/mağdurun vatandaşı olduğu devlete (şahsilik ilkesi) aittir. Türkiye'nin, kendisiyle doğrudan bir bağı olmayan (yabancı fail, yabancı mağdur, yabancı ülke) bir suçu yargılaması istisnai bir durumdur. TCK m.12/3-b'deki şart, Türkiye'nin bu istisnai yargı yetkisini kullanmadan önce, öncelikli yetkiye sahip olan devletlere faili yargılama fırsatının tanınmış olmasını aramaktadır. Eğer Türkiye, faili iade etme yükümlülüğü altındaysa (suçluların iadesi anlaşması varsa) ve bu iade gerçekleşebiliyorsa, yargılama yetkisini kullanmaz. Ancak iade mümkün değilse (anlaşma yoksa, talep reddedilmişse, siyasi suç vb. nedenlerle), suçun cezasız kalmaması (to prevent impunity) amacıyla, Türkiye 'ikincil' olarak yargı yetkisini kullanır. Bu, Türkiye'nin yargı yetkisinin, öncelikli yetkili devletin yargılama görevini yerine getirememesi veya getirmemesi durumunda devreye girdiğini gösterir.