Boşanma davasında, kadın tarafından talep edilen ziynet eşyalarının bir kısmının, dava devam ederken kocanın babası tarafından kuyumcudan 'emaneten' alındığı ve düğünden sonra iade edildiği savunulmuştur. Bu savunma karşısında ispat külfeti kime aittir ve mahkeme nasıl bir araştırma yapmalıdır? (Yargıtay 3.HD - Karar : 2017/10755)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #122509

Bu durumda ispat külfeti, hayatın olağan akışına aykırı bir durumu iddia eden davalı tarafa (kocaya ve babasına) aittir. Kural olarak, düğünde takılan takılar kadına bağışlanmış sayılır ve onun mülkiyetine geçer. Takıların 'emaneten' takıldığı, yani mülkiyetinin hiç devredilmediği iddiası, istisnai bir durumdur ve bunu iddia eden tarafın ispatlaması gerekir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2017/10755 K. sayılı kararında da benzer bir durum tartışılmıştır. Mahkemenin yapması gereken araştırma şunları içermelidir: 1) Davalıların bu iddialarını destekleyen somut delilleri (tanık, belge vb.) sunmalarını istemek. 2) İddia edildiği gibi takıların alındığı kuyumcuyu tespit ederek, bu kuyumcunun veya çalışanlarının tanık olarak dinlenmesini sağlamak. 3) Kuyumcudan, o tarihe ilişkin bir 'emanet' işlemi olup olmadığına, takıların bedelinin ödenip ödenmediğine, geri iade edilip edilmediğine dair ticari kayıtları ve belgeleri talep etmek. Sadece soyut tanık beyanları (özellikle taraf yakını olanların) yeterli görülmemeli, iddia somut ve inandırıcı delillerle desteklenmelidir. Aksi halde, takıların kadına ait olduğu karinesi geçerliliğini korur.